Alevi Rehberi

Kişiler

Âşık Gülabi

Genel bilgi

Âşık Gülabi, Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Çayan köyünden bir halk ozanı ve âşıktır. Asıl adı Gülabi Gültekin’dir. Kadir Karabağ’ın yüksek lisans tezi ve Çorum’da yayımlanan Yayla Haber gazetesindeki biyografi, 1950’de bu köyde doğduğunu belirtir. Karabağ, onun 20. yüzyılın ikinci yarısında Anadolu âşıklık geleneğinde önemli bir yeri olduğunu yazar. Şiirlerinde mahlas olarak kendi adını kullanır.

Sanat yolu

Saza başlama yaşı kaynaklarda farklı verilir. Karabağ’a göre dokuz-on yaşlarında saz çalmaya başladı. Yayla Haber ise yedi-sekiz yaşından sonra, köy odalarında saz çalan âşıklara ilgi duyarak saza başladığını yazar. Karabağ, onun hiçbir ustanın yanında yetişmediğini, bu yüzden klasik usta-çırak ilişkisinin onda görülmediğini belirtir. İlk olarak köyündeki saz odalarında, toplantılarda ve düğünlerde çaldı, zamanla çevre köyleri dolaştı. Karabağ, Gülabi’nin kendi anlatımına dayanarak iki etkiyi daha aktarır: Sungurlu’da dinlediği bir Feyzullah Çınar konseri ve çocukken gördüğü, aksakallı bir dedenin ona Âşık Daimi’ye ait bir türküyü öğrettiği bir rüya.

Karabağ’a göre 1965’te gurbete çıkarak Ankara’ya gitti. Profesyonel müzik hayatına 1967’de Ankara’da Şah Plak’ta başladı. İlk 45’lik plağında sözleri Sefil Ahmet’e ait bir türküyü okudu, ardından “Sefil Baykuş” geldi. 1975’te müzik çalışmaları için İstanbul’a geçti ve sonraki çalışmalarının çoğunu İstanbul’daki müzik şirketleriyle yaptı. Karabağ, plak, kaset ve CD olarak elliden fazla albümü olduğunu yazar ve uzun yıllardır Öz Müzik ile çalıştığını belirtir. Yayla Haber’in listesi de 1993-2002 arasında Özmüzik’ten çıkan albümlerini gösterir. 1990’larda bir başka halk ozanı Muhlis Akarsu ile birlikte Pınar Müzik adlı plak şirketini birkaç yıl işletti.

Karabağ’a göre 1987’de “Sefil Baykuş” adlı bir filmde başrol oynadı. Filme adını veren şiirin sözleri Kağızmanlı Hıfzı’ya, bestesi Gülabi’ye aittir. Karabağ, ayrıca Cem TV, Ekin Türk TV, Yıldız TV ve Barış TV gibi kanallarda halk müziği programları yaptığını, bunlardan “Kader Çizgisi” ve “Gönül Bahçesi”ni kendisinin hazırlayıp sunduğunu belirtir. Yayla Haber’in 2020 tarihli biyografisi, “Kader Çizgisi”ni 2009’dan beri Ekintürk’te canlı yayımlanan bir program olarak anar.

Karabağ’a göre Gülabi Anadolu’nun pek çok yerinde, özellikle Çorum ve çevresinde dolaştı ve Ankara, Sivas ve Tokat yörelerinde çok tanınır. Avrupa’da da konserler verdi, özellikle Almanya ve Avusturya’da birçok etkinliğe katıldı. Karabağ’ın Gülabi’den aktardığına göre Alevi-Bektaşi dernek, vakıf ve federasyonlarının düzenlediği pek çok etkinlikte yer aldı. Bunlar arasında Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Cem Vakfı, Şahkulu Sultan Vakfı, Antalya Abdal Musa Vakfı ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı etkinlikleri sayılır.

Kendi bestelediği türküler başka sanatçılar tarafından da okundu. Karabağ’a göre sözü ve müziği Gülabi’ye ait “Dön Gel Birtanem”i Selda Bağcan da seslendirdi. Karabağ, “Ali ile Neslihan” adlı bir âşık hikâyesini de Gülabi’ye ait olabileceğini düşündüğü bir eser olarak kaydeder.

Etkilendiği ozanlar

Karabağ’a göre Gülabi’nin en çok etkilendiği şair Pir Sultan Abdal’dır. Onu Kul Himmet ve Kul Nesimi izler. Karabağ, Gülabi’nin şiirlerinde Kul Himmet’inkilere benzer konular işlendiğini, dilinin sadeliği bakımından da Kul Nesimi’ye benzediğini yazar.

Karabağ, çağdaşlarından Feyzullah Çınar, Muhlis Akarsu, Ali Kızıltuğ ve Âşık Mahzuni Şerif’i de etkilendiği ozanlar arasında sayar. Karabağ’a göre Muhlis Akarsu ile pek çok kez aynı sahneyi paylaştı ve birlikte albümler yaptı. Mahzuni Şerif ile de yurt içinde ve dışında çeşitli konserlerde yer aldı. Bazı şiirlerinde Mahzuni’yi anar. Albümlerinden birinin adı da “Yıllar Ağlar Mahzuni’ye”dir.

Şiirlerinin konuları

Karabağ, Gülabi’nin 133 şiirini inceler. Şiirlerin büyük çoğunluğu 11’li ve 8’li hece ölçüsüyle yazılmıştır. Aruz veznini hiç kullanmaz. Karabağ’a göre âşıklık geleneğindeki atışma ve lebdeğmez gibi uygulamalar onda görülmez. Bu yönüyle özellikle Doğu Anadolu âşıklarından ayrılır.

Karabağ, küçük yaşta gurbete çıkmasının sanatının temelinde yattığını düşünür. Bu yüzden aşk, gurbet, ayrılık ve özlem şiirlerinde ağır basar. 1960’lardan sonra büyük şehirlere ve yurt dışına giden işçilerin sorunlarını da işler. Almanya’ya giden gurbetçiler bu şiirlerde yer alır. Doğa, memleket ve toprak sevgisi de sık rastlanan konulardır.

Toplumsal konular da önemli bir yer tutar. Karabağ, Gülabi’yi “toplumcu bir halk ozanı” olarak niteler. Ona göre şiirlerinde yoksulluğu, adaletsizliği ve ağalık düzenini işler, işçinin, köylünün ve emekçinin yanında durur, dönemin yöneticilerini de sık sık eleştirir. Aynı kaynağa göre aklı ve bilimi savunur, din istismarını ve yobazlığı eleştirir. Bazı şiirleri ise nasihat niteliğindedir ve insanları birliğe çağırır.

Alevi-Bektaşi geleneğindeki yeri

Karabağ, Gülabi’nin Alevi-Bektaşi inancına mensup olduğunu ve bu inancın edebî kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu yazar. Kendinden önceki ozanların Alevi-Bektaşi nefeslerini de okudu. Karabağ’a göre “Dergâh” adlı albüm serisinde Pir Sultan Abdal, Kul Himmet ve Hacı Bektaş Veli gibi isimlere ait nefesleri okudu, kendi şiirlerini de besteledi. Karabağ’ın listesinde “Alevilikte Cem” adlı iki albüm de yer alır: “Hizmete Doğru” ve “On İki İmam Birlik Cemi”. Yayla Haber, “Alevilikte Cem” kaydını 1993 yılına tarihler.

İnanç şiirlerinde Kerbela, Hızır, Nesimi ve Hallac-ı Mansur gibi geleneğin sık andığı olaylara ve kişilere göndermeler yapar. Karabağ’a göre bu şiirlerde Alevi inancına bağlılığının yanında Alevi yurttaşların çektiği sıkıntıları da dile getirir. Alevi-Sünni ikiliğini kınar, birlik ve beraberlik çağrısı yapar. Karabağ, Maraş ve Çorum olaylarının da şiirlerine konu olduğunu belirtir. Gülabi “Maraş” adlı şiirinde bu iki olayı birbirine benzetir.

Sivas Katliamı ve Madımak şiiri

Karabağ’a göre Gülabi, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan Sivas Katliamı’nı da şiirlerine konu etti. Madımak Oteli’nde hayatını kaybedenler arasında, uzun yıllar aynı sahneyi paylaştığı dostu Muhlis Akarsu da vardı. Gülabi bu olay üzerine duyduğu acıyı “Sivas Madımak’ta Canlar” adlı şiirinde dile getirdi. Karabağ’ın albüm listesinde “Sivas - Madımak” adlı bir kayıt yer alır. Yayla Haber bu albümün 1993’te Özmüzik’ten, katliamda hayatını kaybedenlerin anısına çıktığını belirtir.