Alevi Rehberi

Alevi Rehberi

Kişiler

Âşık Daimi

Genel bilgi

Âşık Daimi, 20. yüzyılda yaşamış bir halk ozanıdır. Asıl adı İsmail Aydın’dır. Servet Yaşar ve Cem Karataş onu âşıklık geleneğinin bu yüzyıldaki önemli temsilcileri arasında sayar. Serap Yağmur İlhan ise Cumhuriyet sonrasında yetişen önde gelen halk ozanlarından biri olarak tanıtır. Süleyman Fidan ve Gülbeyaz Aydoğan, hayatı üzerine başvurulan çalışmalar arasında kızı Yadigâr Aydın Orhan’ın 1999’da yayımlanan kitabını sayar. Yaşar ve Karataş’ın biyografi bölümü de büyük ölçüde bu kitaba ve Orhan’la yapılan görüşmeye dayanır.

Hayatı

Kaynaklar 1932’de İstanbul’da doğduğunu belirtir. Nüfusu Erzincan’ın Tercan ilçesine kayıtlıdır. Yaşar ve Karataş’a göre ailesiyle küçük yaşta önce Tercan’a, sonra Sivas’ın Kangal ilçesine, İkinci Dünya Savaşı yıllarında yeniden Tercan’a göç etti. Çocukluğunun önemli bir bölümü Tercan’da ve Çayırlı ilçesine bağlı Karahüseyin köyünde geçti. Ailesi Erzincan ve Sivas yörelerinde Ali Babaoğulları adıyla anılır.

Köyde okul olmadığı için okuma yazmayı evde öğrendi, ilkokul diplomasını sonradan sınavla aldı. Yaşar ve Karataş’a göre yaklaşık yedi yaşında saz çalmaya başladı ve ilk derslerini dedesinden aldı. İlk eserini 1948’de yazıp besteledi. 1953’te İstanbul radyosunda ilk programını yaptı, uzun yıllar bu radyoda sözleşmeli sanatçı olarak çalıştı. Erzincan’da belediyenin açtığı kursta saz dersi verdi. İstanbul’da bir süre saz öğretim evi ve “Semah Plak” adlı bir plak şirketi işletti. Yurt içinde ve Almanya, Fransa, İsviçre, Avustralya gibi ülkelerde konserler verdi.

Ölüm tarihi aynı kaynak içinde farklı geçer. Yaşar ve Karataş’ın makalesinde, âşıkları sıralayan bir listede yaşam tarihleri 1932-1983 olarak verilir. Semah ekipleriyle ilgili bölümde de 1983, Hakk’a yürüdüğü yıl olarak anılır. Aynı makalenin Orhan’ın 1999 tarihli kitabına dayanan son dönemleri bölümünde ise bir akraba ziyaretinde rahatsızlandığı, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde üç gün yoğun bakımda kaldıktan sonra pazarı pazartesiye bağlayan gece (17.04.1984) Hakk’a yürüdüğü yazılır. Mezarı İstanbul Üsküdar’da, Karacaahmet Türbesi’nin yanındadır.

Mahlası

Yaşar ve Karataş, “Daimi” mahlasının kaynağı için iki anlatı aktarır. Birine göre sekiz yaşlarındayken rüyasında bir pir ona bade vermiş ve “dâim olasın” demiştir. Fidan ve Aydoğan da bu badeli âşık anlatısına yer verir. Yöre halkından derlenen diğer anlatıya göre ise mahlası, birlikte cemlere katıldığı Erzincan Çayırlı’dan Başköylü Hasan Efendi bir duvaz okuyuşu sırasında vermiştir. Halk arasında “Daimi Baba” adıyla da anılır.

Alevi geleneğindeki yeri

Yaşar ve Karataş’a göre Alevi inanç kültürü içinde, dedelik makamına önem verilen bir ailede yetişti. Gençliğinde cem ve muhabbet ortamlarında sazıyla nefes okumaya başladı. Aynı kaynağa göre 1964’ten ölümüne kadar (makalede 1983’e kadar) her yıl Hacıbektaş’taki törenlere hazırladığı semah ekipleriyle katıldı. Bir yıl ekibi birinci seçilince ödülü başka bir ekibe verdiği, semahın yarışma konusu olmaması gerektiğini düşündüğü aktarılır.

Âşık Veysel, Davut Sulari ve Âşık Mahzuni Şerif gibi âşıklarla konser ve sohbet ortamlarında bir araya geldi. Yaşar ve Karataş, halk arasında onu “yirminci yüzyılın Pir Sultan’ı” diye niteleyenler olduğunu da belirtir.

Eserlerinin konuları

Yaşar ve Karataş’a göre köyde yaşadığı dönemde çoğunlukla inanç konulu eserler verdi. Şehre yerleştikten sonra tasavvufi deyişlerin yanı sıra savaş, mezhep çatışmaları, memleket sevgisi ve gurbet gibi toplumsal konulara da yöneldi. Sade bir dil kullandı ve Alevi inanç kültürüne ait kavramlara sıkça yer verdi. TRT repertuvarında kaynak kişisi olduğu 22 eser bulunur.

İlhan, en çok tanınan eserleri arasında “Ne Ağlarsın Benim Zülfü Siyahım” ile “Bir Seher Vaktinde İndim Bağlara”yı sayar. Fidan ve Aydoğan ise “Bir Gerçeğe Bel Bağladım” şiirini, damla imgesi üzerinden anlatılan bir manevi yolculuk olarak seyr ü sülûk kavramıyla inceler ve onu devriye türünde bir şiir olarak ele alır.