Kişiler
Âşık Mahzuni Şerif
Genel bilgi
Âşık Mahzuni Şerif, 20. yüzyılda yaşamış bir halk şairi ve âşıktır. Asıl adı Şerif Cırık’tır. Servet Yaşar ve Cem Karataş, onu Âşık Veysel, Davut Sulari ve Âşık Daimi gibi isimlerle birlikte Anadolu âşıklık geleneğinin önemli şahsiyetleri arasında sayar.
Hayatı
Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde doğdu. Doğum yılı kaynaklarda farklı verilir. Nurettin Albayrak (TDV İslâm Ansiklopedisi), kaynakların farklı yıllar verdiğini belirtir ve şairin bir şiirinde doğum yılını 1939 olarak andığını aktarır. Zehra Bayır doğum tarihini 17 Kasım 1939 olarak verir, ancak resmî kayıtlarda 1943 yazdığını ekler. Yaşar ve Karataş ise Âşık Daimi üzerine yazdıkları makaledeki bir âşıklar listesinde onun yaşam tarihlerini 1940-2002 olarak gösterir.
Albayrak’a göre çocukluğunda Elbistan’a bağlı Âlembey köyündeki bir medresede Kur’an öğrendi, köyünde açılan ilkokulu 1956’da bitirdi. 1957’de girdiği Mersin’deki astsubay okulunu 1959’da tamamladı. 1960’ta Ankara’daki bir askerî teknik okulda kısa bir eğitim ve Sivas’ta stajın ardından askerlikten ayrıldı. Bayır ise bu okulda hocalarının yaptığı aramalarda Alevi ve Bektaşi ozanlarının şiirleri ile Marksizmle ilgili notlar bulunduğunu, bunun üzerine okuldan ayrılıp bir daha dönmediğini aktarır.
Ardından saz çalıp şiir söylemeye yöneldi. Albayrak’a göre 1960’lardan itibaren plaklara okuduğu türkülerle tanındı ve başta Alevi-Bektaşi toplulukları olmak üzere Anadolu’da geniş ilgi gördü. 1989-1991 yıllarında kurucuları arasında bulunduğu Ozanlar Derneği’nin genel başkanlığını yaptı. 17 Mayıs 2002’de Almanya’nın Köln şehrinde öldü. Cenazesi Türkiye’ye getirilerek Nevşehir’deki Hacı Bektaş Veli Külliyesi’nin çilehane bölümüne defnedildi.
Yargılanmaları
Albayrak, Türkiye ve Almanya’da verdiği konserlerde söylediği türküler ve ansiklopedinin “aşırı sol” olarak nitelediği söylemleri nedeniyle zaman zaman sorgulandığını belirtir. Aynı kaynağa göre 12 Mart 1972 muhtırası ve Deniz Gezmiş ile arkadaşlarının idam edilmesinin ardından “Erim erim eriyesin” türküsü nedeniyle dört ay hapis cezasına çarptırıldı. Albayrak, yargılanma ve tutuklanmalarının sonraki yıllarda artarak sürdüğünü ekler.
Şiirinin konuları
Albayrak’a göre yaklaşık 550 şiiri vardır. Bunlar aşk şiirleri, inanç şiirleri, toplumsal konulu şiirler ve taşlamalar ile siyasi içerikli şiirler olarak gruplandırılabilir. Aşk şiirlerinin hemen hepsini kendisi besteledi ve plağa okudu. Bunların birçoğu TRT repertuvarına girdi. “İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım” bu şiirler arasında anılır.
Toplumsal şiirlerinde işçiler, köylüler, yoksullar, hastalar ve Almanya’daki Türk işçileri gibi kesimleri konu edinir. Albayrak, şairin dönemin siyasi olaylarıyla yakından ilgilendiğini ve onaylamadığı siyasetçileri taşladığını belirtir. Yılmaz Irmak ise onun şiirlerini millî birlik ve beraberlik açısından inceler. Irmak’a göre şair, Türk ile Kürt ve Alevi ile Sünni arasında ayrılık çıkarılmasına karşı çıkmış ve barış çağrısında bulunmuştur. Albayrak, Pir Sultan Abdal, Âşık Veysel ve Davut Sulari’den etkilendiğini kendi sözlerine dayanarak aktarır.
Alevi geleneğindeki yeri
Albayrak, Mahzuni’nin Alevi-Bektaşi inancına güçlü biçimde bağlı olduğunu ve seyyid olduğunu söylediğini yazar. İnanç şiirlerinde Hz. Ali, On İki İmam ve Hacı Bektaş Veli gibi isimleri sık sık anar. Albayrak’a göre bu şiirlerin bazıları bugün cem törenlerinde semah dönülürken ezgiyle okunmaktadır. Yaşar ve Karataş, Alevi-Bektaşi toplulukları içindeki âşıklarda deyiş, nefes, duvaz ve semah gibi türlere daha sık rastlandığını belirtir. Bayır’a göre de şair, şiirlerini Türk halk kültürü, tasavvuf ve Alevi-Bektaşi geleneğinden ilham alarak oluşturmuştur.
Yaşar ve Karataş, Âşık Daimi’nin konser ve sohbet ortamlarında birlikte bulunduğu âşıklar arasında Mahzuni’yi de sayar.