Alevi Rehberi

Tarih

Çorum olayları (1980)

Ne oldu?

Çiçek ve Acungil, Güven ve Yavan olayları MHP Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak’ın 27 Mayıs 1980’de silahlı saldırıda öldürülmesinin ardından başlamış olarak anlatır. Başlangıcı Kara 28 Mayıs, Güven ise asıl olaylar için 29 Mayıs olarak verir. Güven’e göre olaylar, haziran ortasında yatışıp temmuz başında yeniden başlayan iki dalga halinde yaklaşık kırk gün sürdü.

Dikici’nin aktardığı 31 Mayıs 1980 tarihli Tercüman haberinin başlığına göre üç polisin öldürüldüğü Çorum’da sokağa çıkma yasağı ilan edildi; Güven’in aktardığı Hürriyet haberine göre Vali Üçelli iki polisin öldürüldüğünü açıkladı. Güven’e göre haziran başında vali ve emniyet müdürü görevden alındı, Alevilerin yoğun yaşadığı Milönü başta olmak üzere bazı mahalleler barikatlarla kapatıldı.

Güven ve Poyraz’a göre ikinci dalga, 4 Temmuz 1980 Cuma günü camilerde Alaaddin Camii’nin bombalandığı söylentisinin yayılmasıyla tırmandı. Güven’in Eke’ye dayanarak aktardığına göre Başsavcı Türker, haberin asılsız olduğunun askerî telsizle bildirildiğini anlattı. Poyraz’a göre TRT aynı akşam 19.00 bülteninde olayların camiye patlayıcı konulmasıyla başladığını bildirdi, 23.00 bülteninde ise haberini düzeltti. Güven’e göre askerî birlikler 5 Temmuz’da kenti denetim altına aldı. Güven’in aktardığı Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi belgesine göre Bakanlar Kurulu, Maliye Bakanlığı’nın Haziran 1981 tarihli talebi üzerine 28 Mayıs-5 Temmuz 1980 arasında zarar görenlerin zararlarının karşılanmasına karar verdi.

Adlandırma ve kayıp sayısı

Güven ile Çiçek ve Acungil “Çorum Olayları”, Kara “Çorum Olayı” ifadesini kullanır; Poyraz ve bianet “Çorum katliamı” der. Bu sitede “Çorum olayları” adı kullanılmaktadır.

Ölü sayısı kaynağa göre değişir. Kara (Ay’a dayanarak), bianet ve Haber7’nin aktardığı 2016 tarihli Anadolu Ajansı haberi 57 sayısını verir. AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin 2013’te Meclis’te 49 ölü, 53 yaralı, 454 gözaltı ve 159 tutuklama sayılarını verdi. Güven 48 sayısını verir ve dönemin gazetelerindeki sayıların tutarsız olduğunu not eder. Bianet’in Radikal’deki röportaja dayanarak aktardığına göre dönemin Çorum Cumhuriyet Başsavcısı Ertem Türker sayıyı hatırladığı kadarıyla “50 küsur” olarak anar.

Yargı süreci

Bianet’in aynı haberine göre Türker, davaların Erzincan’daki 3. Ordu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nde birbirinden bağımsız sıradan davalar gibi görüldüğünü ve sağlıklı sonuçlandığına inanmadığını söyler. Güven’in görüştüğü avukat Sadık Eral da toplu bir dava görülmediğini belirtir. Şahin ise 2013’teki konuşmasında adli makamların “gerekli elbette ki cezaları verdi”ğini söyledi.

Anadolu Ajansı’na göre 12 Eylül davasının 2014’te açıklanan gerekçeli kararı, Çorum’da Alevi-Sünni çatışmasına dönüşen olaylar yaşandığını, güvenlik zafiyetinin olayların büyümesine yol açtığını ve çevre illerden gelen askerlerin etkin müdahalede bulunamadığını belirtir.

Farklı anlatımlar

Olayların sorumluluğu tartışmalıdır; aşağıdakiler kaynaklarının görüşleridir. Yavan, Sazak’ın öldürülmesinin ardından sağ terör olaylarının arttığını ve Çorum’da “kurtarılmış bölge ilanı” yapıldığını yazar; olayları Maraş gibi mezhepsel nitelikte bir kitle terörü olarak niteler.

Dönemin hükümeti ve muhalefeti. Güven’e göre İçişleri Bakanı Mustafa Gülcügil TRT’ye “devleti yıkmak isteyen solun karşısına, devlete destek fikrinden hareket eden sağ çıktı” dedi; Başbakan Demirel ise Çorum’un sıkıyönetim kapsamına alınmasının söz konusu olmadığını söyledi. Poyraz, Günaydın gazetesine dayanarak Demirel’in olayları mezhep kavgası olarak nitelediğini aktarır. Güven’in Tercüman’a dayanarak aktardığına göre CHP’nin Çorum’a gönderdiği heyet, olayların planlı bir kışkırtmanın sonucu olduğunu ve bazı polislerin olayların gelişmesinde etkin olduğunu açıkladı.

MHP’nin anlatımı. Güven’in Milliyet’e dayanarak aktardığına göre MHP Çorum il teşkilatı yetkilileri 1980’de solcu grupların kargaşa çıkararak siyasi kazanç peşinde olduğunu ileri sürdü. Dönemin MHP Çorum İl Başkanı İsmail Taşkan, 2021’de Güven’e olayları sol grupların başlattığını, yaşananların Alevi-Sünni kavgası olmadığını ama böyle bir görünüm verilmek istendiğini söyledi. Hürriyet Daily News’e göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 2012’de partisine bağlı militanların Alevilerin öldürülmesinin arkasında olduğu iddialarını reddetti, kan dökülmesini darbe öncesi yıllardaki komplo ve oyunlara bağladı, ülkücülerin bu olaylar nedeniyle haksız yere mahkûm edildiğini savundu ve MİT’ten Kahramanmaraş ve Çorum belgelerini açıklamasını istedi.

MHP’yi sorumlu tutan anlatımlar. Güven’in aktardığına göre MSP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Kazan olayların “MHP’lilerce kasten çıkarıldığını” belgelerle tespit ettiklerini söyledi; AP Çorum Milletvekili Ali Ayhan Çetin de Ülkü Ocaklarının Çorum’u “kurtarılmış bölge” yapmayı amaçladığını ileri sürdü. Akademik kaynaklardan Poyraz, Şahhüseyinoğlu’nun kitabına dayanarak olayları MHP’lilerin “devlet desteği ile” düzenlediği olaylardan biri olarak tanımlar ve Cumhuriyet’in 2012’de haber yaptığı 9 Temmuz 1980 tarihli bir MİT raporuna göre asıl nedenin emniyetteki ülkücü yapılanmalar olduğunu yazar. Bu değerlendirme Poyraz’a aittir; bir mahkeme kararına değil, Şahhüseyinoğlu’nun kitabına ve basın haberlerine dayanır.

Görevlilerin anlatımları. CNN Türk’ün Radikal’e dayanarak aktardığına göre Vali Rafet Üçelli 2011’de 12 Eylül soruşturmasında, Amasya’dan gelen askerlerin müdahale etmeden döndüğünü ve olayların Merzifon’a sıçramasının kendisinde “planlı” olduğu kanısını uyandırdığını söyledi. Aynı habere göre dönemin başsavcısı (haberde Ertem Dinçer adıyla) olaylar için “spontane değildi. Bir tertibin mahsulüydü” dedi. Türker ise bianet’e göre yargının ve jandarmanın tarafsız kaldığını, polisin taraf tuttuğunu söyler.

Meclis ve Alevi kuruluşları. TBMM kayıtlarına göre 2010’daki araştırma önergesi dönem sona erdiği için hükümsüz sayıldı. 4 Temmuz 2013’teki görüşmede CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse “Çorum katliamı aydınlatılamamıştır” dedi; önergenin aleyhinde konuşan Şahin ise olayları darbeye zemin hazırlamak için “kozmik odalarda mayalandırılmış” bir kurgu olarak niteledi. Timeturk’ün Cihan’a dayanan haberine göre Çorum Olayları Komitesi Başkanı Arslan Erkan 2012’de olayları darbeye zemin hazırlamak amaçlı “devlet terörü” olarak niteledi. Evrensel’e göre Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy 2026’da olayların toplumsal ayrışmayı derinleştirmek ve 12 Eylül darbesine zemin hazırlamak amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

Anma

Anma tarihleri kaynaklara göre değişir. Timeturk’ün 3 Temmuz 2012 ve Haber7’nin Anadolu Ajansı’na dayanan 3 Temmuz 2016 tarihli haberleri Çorum’daki anmaları aktarır; 2016’da Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Baki Düzgün konuştu. Bianet’in Evrensel’e dayanan 4 Temmuz 2022 tarihli haberine göre Kadeş Barış Meydanı’nda açıklama yapıldı ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın bahçesinde anma düzenlendi. Evrensel’in 3 Temmuz 2026 tarihli haberine göre yürüyüşte “29 Mayıs-4 Temmuz 1980” yazılı bir pankart açıldı. Anmalarda dosyaların yeniden açılması ve anıt yapılması talep edildi (Timeturk, bianet, Evrensel). Çiçek ve Acungil, Duran’a dayanarak Maraş ve Çorum olaylarının sağ-sol çatışması olarak hatırlandığı için Sivas Katliamı kadar gündemde tutulmadığını belirtir. Benzer olaylar için bkz. Maraş Katliamı.