İnanç
On İki İmam
On İki İmam kimlerdir?
On İki İmam, Hz. Ali ile onun soyundan gelen on bir kişiyi kapsayan silsilenin adıdır. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin İsnâaşeriyye maddesindeki sıra şöyledir:
- Ali b. Ebû Tâlib
- Hasan b. Ali
- Hüseyin b. Ali
- Ali Zeynelâbidîn
- Muhammed el-Bâkır
- Ca’fer es-Sâdık
- Mûsâ el-Kâzım
- Ali er-Rızâ
- Muhammed et-Takī el-Cevâd
- Ali en-Nakī el-Hâdî
- Hasan el-Askerî
- Muhammed el-Mehdî
Dedekargınoğlu’na göre ilk üç imam, yani Ali, Hasan ve Hüseyin, Hz. Peygamber’in kızı Fâtıma ile birlikte Ehl-i Beyt içinde özel bir yere sahiptir; sonraki dokuz imam Hz. Hüseyin’in soyundan gelir.
Alevi inancındaki yeri
Hüseyin Dedekargınoğlu’na göre Alevi inancının temel formülü “Hak-Muhammed-Ali”dir ve üçüncü unsur velayet ile imamete karşılık gelir. Dedekargınoğlu’nun Ahmet Taşğın’a dayanarak aktardığına göre Alevilikte Muhammed-Ali birliğinin nurunun On İki İmam’a, onlardan da soylarından gelen dedelere geçtiğine inanılır.
On İki İmam’a bağlılığın en görünür ifadesi düvazimamlardır. Düvaz, düvazdeh veya düvazimam olarak da anılan bu şiirler, on iki imamın adlarını tek tek sayan deyiş ve nefeslerdir. Dilara Aydın’ın Cemalettin Yavuz’un kitabı üzerine yazdığı incelemede aktardığına göre Yavuz’un görüştüğü kaynak kişiler, bir nefesin düvazimam sayılması için imamların hepsinin anılması gerektiğini söyler. Aynı incelemeye göre Yavuz, cemlerde yöreye göre değişmekle birlikte çok sayıda düvazimam okunduğunu gözlemlemiştir: açılış gülbankından sonra ve kapanışta düvazimam okunur, on iki hizmet sırasında, örneğin delil hizmetinde de okunur. Hüseyin Özcan ise makalesinin özetinde, Şah Hatâyî’nin Arap alfabesinin harfleri üzerine kurulan elifnâme biçiminde yazdığı bir düvazdehi ele aldığını belirtir.
Aydın’ın aktardığına göre Yavuz, düvazimamlarda imamlara duyulan sevginin, çektikleri acılara duyulan kederin ve şefaat beklentisinin öne çıktığını, tevellâ ve teberrânın da bu şiirlerde yer bulduğunu tespit eder. Dedekargınoğlu’na göre cemlerde okunan deyiş ve düvazlar Ehl-i Beyt’e sevgiyi (tevellâ) dile getirir; Kerbela’nın anıldığı bölümlerde ise Yezid ve Muaviye gibi isimlere lanet okunur (teberrâ).
On iki sayısı sembol olarak da karşımıza çıkar. İsnâaşeriyye maddesine göre Safevî şeyhi Haydar, müritlerine on iki dilimli kırmızı bir taç giydirmiş ve onlara “kızılbaş” adını vermiştir.
Caferi Şiilik ile ilişkisi
On İki İmam silsilesi İsnâaşeriyye (İmâmiyye) mezhebinin de temelidir. TDV maddesine göre Ca’feriyye adı bu mezhebin fıkıh ekolü için kullanılır; Güngör gibi bazı yazarlar ise Caferilik adını mezhebin tamamı için kullanır. İsnâaşeriyye maddesine göre bu mezhepte imamet bir inanç esasıdır, imamlar peygamberler gibi masum kabul edilir; on ikinci imamın gaybete girdiğine ve kıyametten önce mehdî olarak zuhur edeceğine inanılır. İmamların adları iki gelenekte aynıdır; ilişkinin niteliği ise tartışmalıdır.
- Alevilerin kendini tanımlaması: Özcan Güngör’ün aktardığına göre Aleviler Aleviliği mezhepler üstü bir yol olarak görme eğiliminde olsalar da kendilerini İmam Cafer es-Sâdık’a nispetle Caferi mezhebinden saydıkları da görülür. Güngör, bazı Alevilerin kendilerini “şeriatta İmam-ı Azam, tarikatta Caferi” ya da “bâtınen Caferi” olarak tanımladığını aktarır; kendisi bu ifadeleri daha çok “yolda Caferi olmak” şeklinde yorumlar.
- Ortaklık vurgusu: Güngör’e göre Ali’ye bağlılık, On İki İmam sevgisi, Kerbela matemi ve tevellâ-teberrâ iki gelenek arasındaki ortak unsurlardır.
- Farklılık vurgusu: Aynı makalede Güngör, Alevi-Bektaşi kaynaklarında imamların siyasi ve hukuki önderler olarak değil, manevi rehberler olarak yüceltildiğini belirtir. Ona göre bu ortaklıklar daha çok söylem ve sembol düzeyinde kalır. Güngör, görüştüğü Beypazarılı bir Alevi önderinin de imamların masumiyetine ilişkin Caferi inancını farklı yorumladığını aktarır.
- İnanç farkı vurgusu: Aydın’ın aktardığına göre Yavuz da Alevi-Bektaşi geleneğindeki imam anlayışının On İki İmamcı Şiilikten oldukça farklı olduğu görüşündedir. Aynı aktarıma göre Yavuz bunun nedenini, bu anlayışın temelinde Ali’nin Tanrı’nın bedenleşmiş biçimi olduğu inancının bulunmasına bağlar.
- Tarihsel etki vurgusu: Dedekargınoğlu’nun aktardığına göre Irène Mélikoff, On İki İmam’a derin saygıyı ve tevellâ-teberrâyı Safevîlerden gelen unsurlar olarak görür; bununla birlikte Alevilikte İran’daki biçimiyle tam anlamıyla On İki İmam esaslı bir Şiilik bulunmadığını da belirtir.
Genel bir çerçeve için Alevilik nedir? sayfasına bakılabilir.