Alevi Rehberi

Alevi Rehberi

İbadet

Semah

Tanım

Semah, Alevi ve Bektaşi cemlerinde söz, müzik ve ritmik hareketi bir araya getiren dinsel bir uygulamadır. Cemin on iki hizmetinden biri sayılır. Bu hizmeti yerine getirenlere pervane, bazı yörelerde peyk denir. Semahçılar, zâkirlerin saz eşliğinde okuduğu deyişlerle döner ve kadınlarla erkekler semaha yan yana katılır. Gelenekte semah için “oynamak” yerine “dönmek” fiili tercih edilir. Dedenin semah sırasında ve sonunda okuduğu sözler, semahın seyir için değil Hak için yapıldığını vurgular. Semah 2010 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne alınmıştır.

Adı ve kökeni

Sözcüğün, Arapçada işitmek ve dinlemek anlamlarını taşıyan “sema” kökünden geldiği kabul edilir. Yerel ağızlarda samah, zamah, semah gibi biçimleri görülür. Kökenine dair görüşler iki ana grupta toplanır. Bir görüş semahı İslam öncesi Türk inançlarında kadın ve erkeklerin müzik eşliğinde yaptığı dinsel danslarla ilişkilendirir. Diğer görüş ise kökeni İslami söylencelerde arar. Bunların en yaygını, Hz. Muhammed’in Miraç dönüşünde Kırklar Meclisi’ne katıldığı ve orada Kırklarla birlikte semaha kalktığı anlatısıdır. Hacı Bektaş Veli’ye bağlanan başka söylenceler de vardır. Araştırmacılar ilk semahların ne zaman ve kimler tarafından ibadet olarak uygulandığının bilinmediğini belirtir.

Cemdeki yeri ve kuralları

Semahlar genellikle cemin sonlarına doğru, miraçlamayla bağlantılı olarak dönülür. Birçok yörede semaha kalkabilmek için kişinin ikrar vermiş olması ve düşkün olmaması gibi koşullar aranır; ancak bu koşullar yöreden yöreye ve semahtan semaha değişir. Musahipliğin ön koşul olup olmadığı konusunda kaynaklar farklı görüşler aktarır. Bazı yazarlara göre semahçıların özel bir kıyafet giymesi zorunlu değildir; başka kaynaklar ise semaha yalınayak ve başı örtülü kalkıldığını aktarır. Semah dönenlerin sayısı yörelere göre değişir. Bazı yazarlar Bektaşi topluluklarında çift, Alevi topluluklarında tek sayılı grupların kural olduğunu yazar. Başka çalışmalar ise yöreye göre hem tek hem çift sayılı grupların görülebildiğini aktarır. Bazı semahların yalnızca belirli yaş gruplarınca dönüldüğü de bildirilmiştir. Kent Bektaşiliğinde cemlerde semaha yer verilmediği belirtilir.

Müzik ve yapı

Semahlar çoğunlukla ağır, orta ve hızlı olmak üzere üç bölümden oluşur. Bu bölümler sıklıkla ağırlama, yürütme ve yeldirme diye adlandırılır. Yerel olarak nenni, yürüyüş, çark ya da pervaz gibi adlar da kullanılır. Semah, dedenin okuduğu gülbankla sona erer. Başlıca çalgılar bağlama ailesindendir; keman ve kemane gibi yaylı sazlar da kullanılır. Geçmişte vurmalı çalgı kullanılmadığı aktarılsa da günümüzde bazı cemlerde bunlara da rastlanır. Sözler büyük ölçüde Pir Sultan Abdal, Şah Hatayi ve Kul Himmet’in deyişlerine dayanır.

Türleri ve bölgesel çeşitlilik

Alevi-Bektaşi toplulukları arasında farklı müzik ve ritim özellikleri taşıyan çok sayıda semah biçimi vardır. Kırklar Semahı en çok anılanlardandır. Tahtacılar ve Rumeli’deki Otman Baba Süreği gibi toplulukların da kendine özgü semahları incelenmiştir. Gelenekte cemin bir parçası olan semahlara ayrıca ad verilmezdi. Cemden bağımsız icra edilmeye başlanınca derlendikleri yöreye, ocağa ya da ilk dizelerine göre adlandırıldılar. Bu nedenle günümüzde semah adlarında karışıklık olduğu belirtilir.

Cem dışındaki icra

UNESCO, cemlerde yalnızca inananlar arasında dönülen “içeri” semahları, kültürü genç kuşaklara tanıtmak için cem dışında dönülen “dışarı” semahlardan ayırır. Kente göçle birlikte semahlar kentli Alevilerin görünür bir kimlik öğesine dönüştü. 1970’lerden itibaren radyo ve televizyonda türkü olarak seslendirildiler. Bu gelişme farklı biçimlerde değerlendirilir. Bekki, semah bir cem hizmeti olduğu için cemle sınırlı kalması gerektiğini savunurken, cem dışına taşınmasının Alevilerin kimliklerini kamusal alanda görünür kılmalarını kolaylaştırdığını da belirtir. UNESCO ise dışarı semahları kültürün genç kuşaklara aktarılmasının bir yolu olarak tanımlar.