Alevi Rehberi

Places

This entry is not yet available in English. You are viewing the Turkish version.

Abdal Musa Tekkesi

Konum ve önemi

Abdal Musa Tekkesi, Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı Tekke köyündedir. Tekkenin adını taşıdığı kişinin hayatı ve menkıbeleri için Abdal Musa maddesine bakılabilir. M. Baha Tanman’a göre Tekke köyü aslında bu tekkeye vakfedilmiş bir köydür. Tanman, tekkenin itibarını Abdal Musa’nın geniş bir alana yayılmış şöhretine ve “şeyhin nazargâhı” sayılan, şifalı olduğuna inanılan su kuyusuna bağlar. Okan Alay, Evliya Çelebi’nin tekkeye ait çok sayıda vakıf arazisi, değirmen ve bağ bahçeden söz ettiğini aktarır. Alay’a göre dergâh, Alevilerce Hacı Bektaş Dergâhı’ndan sonra en kutsal yer sayılır ve en çok ziyaret edilen dergâhlardandır.

Tekkenin yapıları

Tanman’a göre tekkenin ilk dönemdeki mimarisi kesin olarak bilinmez. 1874’teki ihyadan sonra yapılar art arda sıralanan üç avluda toplanmıştı: ilk iki avluda mescit, meydan evi, derviş hücreleri, mihman evi, aşevi, kiler, ekmek evi ve at evi, üçüncü avluda ise türbe, hazîre ve kuyu vardı. Tanman bu düzenin Hacıbektaş pîr evindeki üç avlulu yerleşime benzediğini belirtir. Evliya Çelebi’ye dayanarak, tekkenin ocağının hiç sönmediğini ve misafirlere “baba çorbası” ikram edildiğini aktarır. Kitâbe ve kayıtlara göre 1813’te sandukayı çevreleyen şebeke yapılmış, 1819’da kuyu onarılmış, tekke 1910’da Yûsuf Baba adlı bir şeyh tarafından tamir ettirilmiştir. Bugün bu yapılardan yalnızca türbe, kuyu ve hazîre ayaktadır.

Tanman’a göre türbe 14. yüzyılın ikinci yarısında, Tekeoğulları döneminde yapılmış olmalıdır ve Selçuklu kümbet geleneğini sürdürür. Kubbesini örten sekizgen piramit külah, Evliya Çelebi’nin zamanında çam tahtasıyla kaplıydı; bugün kurşunla örtülüdür. İçeride kitâbesiz beş sanduka bulunur. Tanman bunların Abdal Musa’ya, annesine, babasına, kız kardeşine ve halifesi Kaygusuz Abdal’a ait olduğunu yazar. Tanman’ın aktardığına göre 1968’deki onarım sırasında, Abdal Musa’ya ait olduğu söylenen hırka ve tahta kılıç bir camekân içinde türbeye konmuştur.

Anma etkinlikleri

Nehir Durna’ya göre Abdal Musa Anma Etkinlikleri 1980’lerin ortasında başlamış, her yıl haziranın son haftasında üç gün sürer. Durna, Türkiye’den ve yurt dışından gelen toplulukların türbe çevresinde semah döndüğünü, ozanların deyiş ve nefes söylediğini, kurban, dua ve ortak yemeğin temel ritüeller olduğunu yazar. Durna’ya göre anmalar, adları aynı olsa da uygulamaları farklı olan toplulukların birbirinin semah ve erkânını tanıdığı bir buluşma alanıdır. Kaynaklar farklı tarihler verir: Alay törenlerin her yıl 4-5 Haziran’da yapıldığını yazar, Semra Çelebi’nin 2008 tarihli bianet haberindeki anma günleri listesi ise 6-7 Haziran’ı gösterir. Hasan Üstün’ün 27 Haziran 2005 tarihli bianet haberi anmanın o hafta sonu yapıldığını aktarır; Anadolu Ajansı’nın 35. anmayı konu alan haberi ise 6 Temmuz 2019 tarihlidir.

Durna, köyde Hıdırellez ile ekim ayında yapılan güz (şükür) ziyaretinin de türbe merkezli kutlamalar olduğunu ve bu törenlerde pişirilen yemeğe lokma dendiğini aktarır.

Restorasyon ve görüş ayrılıkları

Oktay Özden’in Anadolu Ajansı haberine göre Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğünce restore edilen türbe, 2019’daki 35. anma sırasında açıldı; haberde proje bedelinin yaklaşık 2 milyon lira olarak açıklandığı belirtilir. Antalya Valisi Münir Karaloğlu, kubbedeki tuğlaların eski sıvalar kazınarak ortaya çıkarıldığını, türbedeki emanetlerin bakım için müzeye götürülüp yeniden türbeye teslim edildiğini söyledi.

Hasan Üstün’ün 2005 tarihli bianet haberine göre o yılki resmî program stadyumda yapılmış, düzenleme komitesinin programda kendisine yeterince yer vermediğini belirten Alevi Bektaşi Federasyonu türbe bahçesinde ayrı bir anma ve cem düzenlemişti. Aynı habere göre Kartal Cemevi Başkanı Mehmet Boy, yeni kurulan Alevi Vakıfları Federasyonu adına yaptığı konuşmada bu federasyonun dışındakilerin Aleviliği temsil etmediğini söyledi.