Alevi Rehberi

Alevi Rehberi

Yol

Alevi kurumları

Genel bakış

Balkanlıoğlu ve Irmak’a göre Alevi dernek ve vakıflarının bir kısmı bağımsızdır, bir kısmı federasyonlara bağlıdır; çoğu cemevi olarak da hizmet verir. Alfabetik liste eksiksiz değildir; öz tanımlar, kurumların tüzük, yayın ya da yönetici sözlerini aktaran çalışma ve haberlerden alınmıştır.

Türkiye’deki kurumlar

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF). Levent’e göre ilk girişim 1994’te yapıldı, federasyon Eylül 2000’de kuruldu, isme itiraz üzerine 2002’de Yargıtay onayıyla tüzel kişilik kazandı; bu tarihler tek kaynağa dayanır. Levent’e göre federasyon Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılmasını savunur.

Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF). Levent’e göre kuruluş girişimi 2005’te başladı, kuruluş 2008’de onaylandı; bu da tek kaynağa dayanır. Dönemin başkanı Doğan Bermek, Balkanlıoğlu ve Irmak’a federasyonun işlevini eşgüdüm ve kendilerini Alevi olmayanlara anlatmak olarak açıkladı.

Cem Vakfı. Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı, Demir ve Şanlı ile Üçer’e göre 1995’te kuruldu. Demir ve Şanlı’ya göre kurucu başkan İzzettin Doğan 1995’te Cem dergisinde vakfın öncelikli hedefini Alevi İslam anlayışını açıkça ortaya koymak olarak tanımladı.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı. Kuruluş yılı Üçer’de 1992, Levent’te 1994’tür. Levent, vakfın kendi tanıtımına dayanarak amacını Hacı Bektaş Veli felsefesini bütün kültürel kesimlere yer açan bir Alevilik anlayışıyla yaşatmak olarak verir.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD). Üçer kuruluşu 1988 olarak verir. Banaz’a göre kökeni 1960’ların ortasında Sivas’ta kurulan bir köy derneğine uzanır; 1980 darbesiyle kapanan yapı 1990’da Ankara’da yeniden kuruldu ve 1993 Sivas olaylarından sonra büyüdü. Banaz, derneğin amacını Anadolu Aleviliğini ve Pir Sultan Abdal felsefesini anlatmak, demokrasi, laiklik ve insan hakları mücadelesine katkı sunmak olarak dile getirdiğini, İlyas Üzüm ve Fevzi Rençber’in ise derneğin devletle ve Diyanet’le ilişkisini çatışmacı bulduğunu aktarır.

Avrupa’daki kurumlar

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF). Levent’e göre 1988’de Almanya Alevi Cemaati Federasyonu olarak kurulan yapı 1993’te bu adı, sonra AABK adını aldı. Keleş ise kuruluş yılı vermeden federasyonun Mayıs 1992’de 29 dernekle genel kurul yaptığını, Ekim 1994’te Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu adını aldığını anlatır. Keleş’e göre 2002 tüzüğü federasyonu Alman Anayasası çerçevesinde bir inanç kurumu olarak tanımlar, okullarda Alevilik dersini ve kamu tüzel kişiliğini hedef sayar.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK). Levent, Avrupa’daki federasyonların bu çatı örgütünün amacını Alevi kültürünü ve kimliğini korumak ve Avrupa’ya uyum olarak verir. Çevik, konfederasyonun 1994’ten beri yayımladığı Alevilerin Sesi dergisinde Diyanet’e ve zorunlu din dersine karşı yazıların yer aldığını aktarır.

Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı

Üçer’e göre Cumhurbaşkanı Erdoğan kurumu 7 Ekim 2022’de bir cemevi töreninde demokratikleşme reformu olarak duyurdu; Başkanlık, 9 Kasım 2022’de yayımlanan 112 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kuruldu. bianet’e göre kararnamedeki görevleri cemevi ihtiyaçlarını belirlemek, hizmetleri koordine etmek ve Alevi-Bektaşilik araştırmalarını desteklemektir (bkz. cemevinin hukuki statüsü).

Başkan Ali Arif Özzeybek Nisan 2023’te AA’ya kurumu bir hizmet kurumu olarak tanımladı, cemevlerine atama yapılmayacağını ve hizmetin talep üzerine verileceğini söyledi. Başkanlığın Niyaz dergisinin başeditörü Murat Cem Demir 2025’te derginin akademik çoğulculuğu amaçladığını yazdı.

Farklı görüşler

bianet’e göre ABF, AVF, AABK, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve PSAKD’nin de bulunduğu sekiz örgüt Kasım 2022’de Başkanlığa karşı eylem çağrısı yaptı. Şubat 2023’te bianet’e göre ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan kararnameyi ve Başkanlığı tanımadıklarını, eşit yurttaşlık ve ibadethane talepleri karşılanmadan muhatap olmayacaklarını söyledi; PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe kararnameyi Anayasa Mahkemesi’ne taşıdıklarını belirtti. Cem Vakfı ve DEVA Partisi genel başkan yardımcısı Cem Avşar, hiçbir inancın bir kamu kurumunca temsil edilemeyeceğini savundu.

Özzeybek ise AA’ya kuruluşun geniş kabul gördüğünü, Alevi ve Sünni pek çok kişinin bunu geç kalmış bir adım saydığını, eleştirileri bazı “marjinal grupların” yanlış yorumladığını öne sürdü. Niyaz’da inanç önderi olarak tanıtılan Ali Yaman, Başkanlık ve Alevi kuruluşlarının siyasi tartışmalar yerine inanç ve kültür ihtiyaçlarına odaklanmasını önerdi. Üçer, devletle dinî yapılar arasındaki ilişkinin her yerde mevzuatla düzenlendiğini, asıl ölçütün geleneğin ne ölçüde gözetildiği olduğunu savunur.