Alevi Rehberi

Alevi Rehberi

İbadet

Cemevinin hukuki statüsü

Genel bakış

Cemevlerinin Türkiye’deki hukuki statüsü, özellikle cemevinin ibadethane sayılıp sayılmadığı sorusu etrafında tartışılır. Bu madde ilgili mahkeme kararlarını, yasal düzenlemeleri ve tarafların kaynaklarda aktarılan görüşlerini büyük ölçüde tarih sırasıyla özetler. Cemevinin ne olduğu, tarihi ve işlevleri için cemevi maddesine bakılabilir.

Elektrik faturası davası ve AİHM kararları

AİHM kararında aktarılan olaylara göre Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı (Cem Vakfı), Ağustos 2006’da elektrik dağıtım şirketi BEDAŞ’tan, yönettiği Yenibosna Cemevi’nin ibadethane olduğunu belirterek fatura gönderilmemesini istedi. BEDAŞ, ibadethanelerin elektrik giderlerinin artık Diyanet İşleri Başkanlığı ödeneğinden karşılandığını belirterek talebi reddetti. Vakfın açtığı davada Diyanet, Alevilik adıyla bir din bulunmadığını ve merkezin bir kültür merkezi olduğunu bildirdi. Beyoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi 27 Mayıs 2008’de, yalnızca cami, kilise ve sinagogların ibadethane sayıldığı gerekçesiyle davayı reddetti, karar 2009’da Yargıtay’ca onandı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 2 Aralık 2014’te Türkiye’nin Sözleşme’nin 9. maddesiyle birlikte 14. maddesini (ayrımcılık yasağı) ihlal ettiğine karar verdi. Kararın HUDOC’taki Türkçe çevirisine göre Mahkeme, cem salonu bulunan ve cenaze hizmeti veren cemevini, tanınan öteki ibadet yerleri gibi dinî bir inancın ibadetine ayrılmış bir yer olarak değerlendirdi. Mahkemeye göre devlet ibadet yerlerine ayrıcalıklı bir statü tanıyorsa, bütün dinî gruplar bu statüyü ayrımcı olmayan ölçütlerle talep edebilmelidir. Mahkeme 20 Haziran 2017’de toplam 54.400 euro tazminat ödenmesine hükmetti, Türkiye’nin tutarın düşürülmesi talebini Şubat 2019’da reddetti.

AİHM Büyük Dairesi 26 Nisan 2016’daki İzzettin Doğan ve Diğerleri/Türkiye kararında, Alevilerin dinî kamu hizmeti talebinin reddedilmesini 12’ye karşı 5 oyla 9. maddenin, 16’ya karşı 1 oyla da 9. maddeyle birlikte 14. maddenin ihlali saydı. Karar, ihlalin unsurları arasında cemevlerinin ibadet yeri olarak tanınmamasını da sayar. Kararda aktarılan savunmasında hükümet ise cemevlerinin, öteki tarikatların toplanma yerleri gibi, ibadet yeri sayılamayacağını savunmuştu.

Yargıtay ve Danıştay kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 3 Aralık 2014’te, tüzüğünde cemevlerini inanç ve ibadet merkezi olarak tanımlayan Çankaya Cemevi Yaptırma Derneği’nin kapatılması istemini reddeden yerel mahkeme kararını oy çokluğuyla onadı. Kurul, tartışılan sorunun cemevinin ibadet yeri olup olmadığı değil, örgütlenme özgürlüğü olduğunu belirtti.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise 28 Mayıs 2015’te, BirGün’e göre Cem Vakfı ile elektrik dağıtım şirketi BEDAŞ arasındaki bir fatura davasında, vakfı borçlu bulan yerel mahkeme kararını oy birliğiyle bozdu ve AİHM kararına dayanarak cemevlerinin ibadethane kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Daire, bir yerin ibadet yeri sayılıp sayılmamasının o inanca bağlı insanların takdirinde olması gerektiğini vurguladı ve ibadete ayrılan bölümün aydınlatma giderinin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini istedi. Vakfın avukatı Erhan Aslaner BirGün’e kararı “yeni ve tarihi” diye niteledi. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin eski başkanı ve HDP İstanbul milletvekili Ali Kenanoğlu ise bianet’e kararın mevcut sistem içinde bir kazanım olduğunu, ancak devletin hiçbir ibadethanenin giderini karşılamaması gerektiğini söyledi.

Hürriyet Daily News’in 25 Temmuz 2017 tarihli haberine göre Danıştay 13. Dairesi, Erenler Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı’nın cemevinin elektrik giderlerinin Diyanet’çe karşılanmasına hükmeden İstanbul 6. İdare Mahkemesi kararını oy çokluğuyla onadı. Habere göre Esenyurt Kaymakamlığı temyizde Aleviliğin ayrı bir din değil İslam’ın bir zenginliği olduğunu savunmuştu. Danıştay ise kanun önünde eşitlik ilkesine ve cemevinin ücretsiz, herkese açık ibadet hizmeti verdiğine dikkat çekti.

2021-2022: Bakanlar Komitesi, Cemevi Başkanlığı ve torba kanun

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Aralık 2021’de, yerel mahkemelerin aydınlatma giderlerinin geri ödenmesine karar vermesini, Alevi topluluğunun devletin dinî sübvansiyonlarından genel olarak dışlanmasını çözmediği için yetersiz buldu.

7 Ekim 2022’de Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemevlerinin aydınlatma, içme ve kullanma suyu ile bakım giderlerinin karşılanacağını ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bir başkanlık kurulacağını açıkladı. bianet’in 9 Kasım 2022 tarihli haberine göre Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kuruldu. 16 Kasım 2022’de kabul edilen 7421 sayılı torba kanun, cemevlerinin aydınlatma giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden karşılanmasını hükme bağladı. Aynı kanun belediyelere cemevlerine indirimli ya da ücretsiz su sağlama imkânı tanıdı, imar planlarında cemevi yeri ayrılmasını öngördü ve cemevi yapımını mülkî idare amirinin (vali ya da kaymakam) iznine bağladı. İmar Kanunu’na eklenen bu hüküm, aynı kanunun ibadet yerleri için öngördüğü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında aktarılan kuralla neredeyse aynı ifadeleri taşır. bianet’e göre HDP ise komisyon görüşmelerinde düzenlemenin cemevlerini devlet denetimine aldığını savundu.

2023: Bakanlar Komitesi değerlendirmesi

Bakanlar Komitesi 7 Haziran 2023’te aydınlatma giderlerine ilişkin yasal düzenlemeyi memnuniyetle karşılayarak Cumhuriyetçi kararının denetimini kapattı; İzzettin Doğan kararının denetimini ise sürdürdü. Komite, son gelişmelerin devletin sunduğu dinî kamu hizmetlerindeki dengesizliği kısmen giderebileceğini belirtti, dinî önderlerin tanınmaması gibi öteki sorunların ne ölçüde çözüldüğünü ise yetkililere sordu. Komite belgelerine göre hükümet, düzenlemelerle temel eksikliklerin giderildiğini bildirdi. Aynı belgelerde aktarıldığı üzere Norveç Helsinki Komitesi ve Alevi Felsefe Merkezi Derneği ise Alevi inancının ve ibadet yerlerinin hukuken tanınmasında ilerleme olmadığını savundu.

2024 aydınlatma yönetmeliği

Bakanlığın 20 Nisan 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmeliği ödemenin usulünü belirledi. Buna göre cemevi il kültür ve turizm müdürlüğüne başvurur, aydınlatma ve öteki kullanımlar için ayrı sayaç gerekir ve cemevi dışındaki ticari bölümlerin giderleri ödenmez. Aydınlatma giderine cem yapılan meydanın yanı sıra kurban yeri, aşevi, morg ve gasilhane gibi bölümler de girer. Mevcut cemevlerinde ayrı sayaç şartı 31 Aralık 2028’e kadar aranmaz, ödeme teknik rapora göre yapılır. Yeni Birlik’e konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, asıl taleplerinin eşit yurttaşlık ve cemevlerinin ibadethane olarak tanınması olduğunu, ibadethanelerin giderlerini ise devletin değil toplulukların karşılaması gerektiğini söyledi.

2026 imar düzenlemesi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 22 Ocak 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmeliği, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’ndeki “kültürel tesis alanı” tanımına cemevi yapılarının bulunduğu alanları ekledi. Bu tanım kütüphane, müze, sergi salonu, sinema ve tiyatro gibi işlevlerin yer aldığı alanları kapsar. Yönetmeliğin yenilenen plan gösterimlerinde “cemevi alanı” sosyal ve kültürel tesis alanları arasında yer alır; cami, mescit, kilise, şapel ve sinagog ise ayrı bir “ibadet alanları” başlığı altında gösterilir.

AA’nın haberine göre düzenleme, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın görüş ve talebi doğrultusunda yapıldı. Habere göre değişiklik, imar planlarında kültürel tesis alanı olarak belirlenen yerlerde cemevi gösterimi, tahsisi ve yapımının önünü açtı ve yerel yönetimlerin imar planlarında cemevlerinin gösterimi konusunda yaşadığı belirsizlikleri giderdi.

Cumhuriyet’in 24 Ocak 2026 tarihli haberine göre Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu ortak bir açıklamayla düzenlemeyi reddetti. Açıklamada cemevinin Aleviler için bir kültür merkezi değil ibadethane olduğu, düzenlemenin cemevini cami, kilise ve havrayla eşit bir ibadet yeri olarak tanımaktan kaçındığı ve eşit yurttaşlık ilkesini ihlal ettiği belirtildi. Kurumlar cemevlerinin statüsünün yönetmeliklerle değil, Anayasa’da ibadethane olarak tanınmasıyla çözülmesini istedi.

Farklı görüşler

bianet’in 3 Şubat 2023 tarihli haberine göre Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan ne kararnameyi ne de torba yasayı tanıdıklarını, ibadethanelerini kabul etmeyen bir anlayışın dairesini de kabul etmeyeceklerini söyledi. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cuma Erçe kararnameyi ve torba yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürdüklerini açıkladı. Üçer ise cemevinin tekke ve dergâh gibi tasavvufi âdâb ve erkân mekânlarıyla karşılaştırılması gerektiğini savunur, cami, kilise ve havra ile yan yana anılmasını ise yöntem açısından yanlış bulur.