İbadet
İkrar
Anlamı
İkrar Arapça bir sözcüktür. Özdemir’e göre sözlükte kabul etmek, onaylamak ve açıkça söylemek anlamlarına gelir. Alevi-Bektaşi yolunda ise terim olarak, yola girmek isteyen talibin mürşidinin buyruklarına uyacağına dair özel bir törenle verdiği sözü anlatır. Bu törene ikrar erkânı, söz vermeye ikrar vermek, mürşidin bu sözü kabul etmesine de ikrar almak denir.
Özdemir’e göre ikrar yolun merkezindeki kavramlardan biridir ve ikrar vermemiş biri Alevi ya da Bektaşi sayılmaz. Alevi-Bektaşi şiirlerinde ikrar sözcüğü çoğu zaman ahit ve peyman sözcükleriyle aynı anlamda kullanılır. Yazılı kaynaklara göre ilk ikrar Kalu Bela’da, yani Elest Bezmi’nde verilmiştir. Dünyadaki ikrar bu sözün tekrarı sayılır ve Allah’tan sonra Muhammed-Ali’ye ve Ehl-i Beyt’e verilir.
İkrar cemi ve musahiplik
Özdemir’e göre ikrar töreni Babagân Bektaşiliğinde ikrar erkânı ya da ayn’ül cem adını alır. Kızılbaş-Alevilerde ve Çelebi Bektaşilerde ise bu tören çoğunlukla musahiplik cemidir. Ona göre musahiplik erkânı aynı zamanda bir ikrar erkânıdır. Dönmez ve Çelik de Keçeli’ye dayanarak Alevilikte yola aile olarak girildiğini ve iki ailenin musahip olurken ikrarlarını da verdiğini aktarır.
Bu uygulama her yerde aynı değildir. Özdemir’in aktardığına göre bazı Kızılbaş-Alevi ve Çelebi Bektaşi topluluklarında doğan kişi yol içinde sayılır ve ayrı bir ikrar erkânı kurulmaz. Özdemir’in Dedekargınoğlu’na dayanarak aktardığına göre bu topluluklarda 10-12 yaşına gelen çocuklar aileleriyle birlikte ocağın dedesine giderek dua alır. Sonradan yola girenler için, bazı topluluklarda ise evlenmemiş ya da musahibi olmayanlar için ayrıca ikrar erkânı kurulur.
Dönmez, Çelik ve Armağan’a göre ikrar erkânı, öteki erkânlar gibi cem meydanının ortasındaki dâr meydanında ve mürşidin huzurunda yapılır. Aynı yazarlara göre bu erkân Bektaşilikte “baş okutma erkânı” diye de adlandırılır.
Bektaşilikte nasip almak
Özdemir’e göre Babagân Bektaşiliğinde ikrar vermeye “nasip almak” da denir. Talip rehberinin gözetiminde hazırlanır, sonra mürşidin bulunduğu meydana gelerek ikrar verir. Bu kolda evli olma şartı aranmaz. Kızılbaş-Aleviler ile Çelebi Bektaşiler ikrar alacak mürşidin Evlâd-ı Resul olmasını şart görürken Babagânlar bu şartı aramaz. Dönmez ve Çelik’in Keçeli’den aktardığına göre kent Bektaşiliğinde karı ile kocaya ayrı ayrı nasip verilir ve birinin nasip almasına ötekinin izin vermesi gerekir.
Yaş ve evlilik koşulları
Özdemir’e göre yazılı kaynaklar, ikrar verecek kişinin önce şeriat kapısını tamamlamasını ve bir süre bekletilip tanınmasını ister. Talibe “gelme gelme, dönme dönme” diye başlayan uyarılar yapılır.
Yaş ve evlilik koşulları topluluktan topluluğa değişir:
- Dönmez ve Çelik’in Birdoğan’dan aktardığına göre İç ve Doğu Anadolu’da görüşülen Alevi dedeleri ceme girebilmek için evli olmayı şart koşar. Tahtacılarda ise ikrar alma töreni evlenmeden yapılabilir, musahiplik için evlilik aranır. Aynı aktarıma göre Sivas’ın Divriği yöresinde görüşülen bir dede ise 20 yaşından büyük bekârların da musahip olabildiğini ve ceme alındığını söyler.
- Aday’ın Kütahya’daki saha çalışmasına göre, incelediği ocakta ikrar genellikle 40 yaşından sonra verilir. Ocakzade ya da hizmet sahibi olanların yakınları ise 18 yaşını doldurunca ikrar alır. Aday’a göre yörede musahiplik azaldığı için ikrar cemleri eskisi kadar düzenlenmemekte, bugün ikrarı daha çok evlenecek çiftler vermekte, evli olanlar ikrarı birlikte vermektedir. Eskiden 18 yaşına gelen her erkekten ikrar alınırken bugün evlilik beklenmekte ya da ikrar ertelenmektedir.
İkrardan sonra
Aday’ın incelediği yörede ikrar veren talip, yılda bir kez dedenin önünde görgüden geçmekle yükümlüdür. Keskin ve Güneş de görgü ceminin talibin ikrarını yenileme işlevi taşıdığını aktarır. Göde ve arkadaşlarının Eskişehir’de görüştüğü dedeye göre cemde yemek pişirme ve kurban kesme gibi lokma hizmetleri ikrarlı kişilere verilir.
Özdemir’e göre ikrarından dönen kişi düşkünlük yaptırımıyla karşılaşır. Buyruk metinlerinde böyle kişilere “merdut” denir.