Alevi Rehberi

Places

This entry is not yet available in English. You are viewing the Turkish version.

Hüseyin Gazi Türbesi

Konum ve bugünkü yapı

Çiğdem Akyüz’e göre Hüseyin Gazi Türbesi, Ankara’nın Mamak ilçesinde, aynı adı taşıyan ve kentin en yüksek noktalarından biri olan Hüseyin Gazi Dağı’nın zirvesine yakın bir yerdedir. Akyüz’ün aktardığına göre yapının içinde Hüseyin Gazi’nin mezarının yanı sıra bir müze, bir kütüphane, bir cemevi ve Hüseyin Gazi Derneği bulunur; ziyaretçilerin çoğu Alevidir.

Gelenekteki Hüseyin Gazi

Ahmet Köç, Evliya Çelebi’ye dayanarak Hüseyin Gazi’nin İmam Hüseyin soyundan bir seyyid olarak anıldığını ve rivayete göre Hârûnürreşîd döneminde Bizans’a karşı savaşırken şehit düştüğünü aktarır. Köç, akrabalık ilişkisinin kesin olmadığını belirtmekle birlikte onu destan kahramanı Battal Gazi’nin babası olarak anar. Köç, Abbasi-Bizans savaşlarını göz önüne alarak Hüseyin Gazi’nin 9. yüzyıl başlarında Ankara yakınlarında ölmüş olabileceğini tahmin eder. Ahmet Yaşar Ocak ise kaynakların Battal Gazi’nin babası için Hüseyin, Ömer ya da Amr gibi farklı adlar verdiğini belirtir.

Akyüz’e göre Divriği ve Zile gibi pek çok yerde Hüseyin Gazi’ye ait sayılan mezar ya da makam vardır; genel kanaat ise mezarın Ankara’da olduğu yönündedir. Akyüz, mezarın yerinin nasıl bulunduğuna dair iki anlatı aktarır: sahada görüştüğü bir kişiye göre yeri Hacı Bektaş Veli bulmuştur, Vilâyetnâme’de ise mezar Sultan Alâeddin’in rüyasıyla ortaya çıkar.

Tekkenin tarihi

Köç’e göre türbenin çevresinde erken dönemde bir tekke oluşmuş, tekkenin vakıf gelirleri 1530 tarihli tahrir defterinde kayıtlıdır. Köç, 17. yüzyılda tekkeyi Kalenderî kökenli bir şeyhin yönettiğini, bu şeyhin çeşitli olaylara karıştığı gerekçesiyle Osmanlı merkezî yönetimince görevden uzaklaştırıldığını ve Evliya Çelebi’nin burayı bir Bektaşi âsitânesi olarak tanıttığını aktarır. Akyüz’e göre türbe 1925’e kadar bir Bektaşi tekkesi olarak işlemiş, eşyaları Ankara Etnografya Müzesi’ne taşınmış, 1996’ya kadar sahipsiz kalan yapı 1997’de Hüseyin Gazi Derneği tarafından yeniden imar edilmiştir.

Ziyaret pratikleri

Akyüz’ün ziyaretçilerle yaptığı görüşmelere göre türbeye dik yokuşu yürüyerek çıkmak hem Hüseyin Gazi’ye hem de dağa saygı sayılır. Yürüme güçlüğü çekenler, yokuşu çıkabilirlerse iyileşeceklerine inanır.

2022 ziyareti ve tartışmalar

Anadolu Ajansı’nın 9 Ağustos 2022 tarihli haberine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hüseyin Gazi Cemevi’nde verilen Muharrem iftarına katıldı; Daily Sabah’ın AA ile hazırladığı habere göre ziyaret 8 Ağustos akşamı gerçekleşti. AA’nın aktardığına göre Hüseyin Gazi Kültür Sanat Vakfı Başkanı Mehmet Ali Ayyıldız, cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi talebini ilettiklerini ve askerî bölgede kalan mağaranın ziyarete açılması için talimat verildiğini söyledi; CNN Türk’ün DHA’ya dayanarak aktardığına göre bunun için çalışma başlatıldı.

Sözcü yazarı Saygı Öztürk’e göre ziyaretten bir hafta önce Mamak Belediyesi görevlileri cemevi ve türbenin bakımını üstleneceklerini bildirdi; tesislerde yenileme yapıldı. PİRHA’nın aktardığına göre Ayyıldız, tadilatta türbenin kendisine dokunulmadığını, türbeyi Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün restore edeceğini söyledi.

bianet’e göre Hüseyin Gazi Derneği yönetim kurulu ziyareti medyadan öğrendiğini, programın vakıf başkanının kişisel girişimiyle düzenlendiğini açıkladı ve onu dergâhı siyasete alet etmekle eleştirdi. Kurul, devletin elindeki Alevi-Bektaşi dergâhlarının topluma devri gibi taleplerini de sıraladı. bianet’in aktardığına göre Alevi Vakıfları Federasyonu, Cumhurbaşkanı’nın bir cemevini ziyaretini önemsediğini belirtmekle birlikte, üyesi olan vakfın kendisini bilgilendirmediğini ve Muharrem erkânının istismarına sessiz kaldığını öne sürerek ihraç süreci başlattı. Yeni Şafak da federasyonun açıklamasını aktardı; gazeteye göre ziyaret, Ankara’da cemevlerine ve Alevi derneklerine yönelik saldırıların ardından yapıldı. bianet, ziyaret öncesinde Hz. Ali, Hacı Bektaş Veli ve Atatürk resimlerinin kaldırıldığının bildirildiğini yazdı; aynı habere göre Ayyıldız, DHA’ya bu iddiayı reddetti ve tabloları yağmur suyunun zarar verdiği duvardan su almayan bir yere taşıdığını söyledi. Öztürk’ün görüştüğü Cumhurbaşkanlığı kaynakları da resimlerin yerinin değiştirildiğini sonradan öğrendiklerini ve bununla ilgilerinin olmadığını söyledi.

Tahsis anlaşmazlığı

BirGün’ün 2021 tarihli haberine göre türbenin bakımını 1995’te kurulan Hüseyin Gazi Derneği üstlenmişti; Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 2012’de derneğe yaptığı tahsis ise iptal edildi. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Sözcü’de aktarılan yazısına göre Vakıflar Meclisi 24 Ağustos 2020’de türbe ve müştemilatını, çevre düzenlemesi ve restorasyon kaydıyla 10 yıllığına Alevi İnanç Birliği Vakfı’na tahsis etti; bu vakfın başkanı Faruk Ali Yıldırım ise Sözcü’ye tarihi 20 Ağustos 2020 olarak verdi. Cumhuriyet’in aktardığına göre Ankara Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 16 Temmuz 2020’de onayladığı Avan Çevre Düzenlemesi Projesi kapsamında 4 Kasım 2020’de türbenin boşaltılmasını istedi. BirGün’e göre Hüseyin Gazi Kültür ve Sanat Vakfı’nın açtığı davada Bölge İdare Mahkemesi 3 Haziran 2021’de Vakıflar Genel Müdürlüğü lehine karar verdi; aynı habere göre CHP Ankara Milletvekili Murat Emir kararı iktidara yakın bir vakfın kayırılması olarak eleştirdi.

PİRHA’ya göre 7 Aralık 2021’de vakıf ve dernekten türbeyi 15 gün içinde boşaltmaları istendi, Ayyıldız ise boşaltmayacaklarını söyledi. Diken’e göre vakıf 18 Aralık 2021’de türbenin devriyle ilgili suç duyurusunda bulundu; site 3 Ocak 2022’de Ankara Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün tahsisi iptal ettiğini bildirdi. Sözcü’nün aktardığı Vakıflar Genel Müdürlüğü yazısına ve Yıldırım’a göre Vakıflar Meclisi tahsisi 29 Aralık 2021’de iptal etti; Sözcü’nün 25 Mayıs 2024 tarihli haberinde ise iptal tarihi 15 Haziran 2022 olarak verilir ve aynı habere göre türbe ardından yeniden 10 yıllığına Hüseyin Gazi Kültür ve Sanat Vakfı’na tahsis edildi. Diken’in haberi iptalin gerekçesini vermez; Yıldırım ise Sözcü’ye Vakıflar Meclisi’nin tahsisi “hiçbir gerekçe gösterilmeden” iptal ettiğini söyledi. Sözcü’ye konuşan vakfın 2024’teki başkanı Ali Timurtaş Özmen ile gazetenin cemevi dedesi olarak tanıttığı Hüseyin Öz de bu tahsisin 15 Haziran 2022’de yapıldığını söyledi.

Sözcü’nün aktardığı yazışmalara göre Alevi İnanç Birliği Vakfı’nın iptale karşı açtığı dava, Ankara 3. İdare Mahkemesi’nde 14 Aralık 2023’te Vakıflar Meclisi kararı aleyhine sonuçlandı ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü dergâhın 15 gün içinde kendisine teslimini istedi. Özmen ve Öz, taraf olmadıkları bir davaya dayanıldığını söyleyip iki dava açtı; Yıldırım ise karşı vakfın yaklaşık dokuz yıldır “işgalci konumunda” olduğunu öne sürdü. Sözcü’ye göre bir idare mahkemesi 11 Haziran 2024’te yürütmeyi durdurdu; aynı gün AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan dergâhı ziyaret edip mevcut yönetime destek verdi, Yıldırım da bu tutumu Cumhurbaşkanlığına şikâyet etti. PİRHA’nın 29 Temmuz 2024 tarihli haberine göre ise Ankara 25. İdare Mahkemesi 3 Temmuz 2024’te Özmen’in yürütmeyi durdurma talebini reddetti, Vakıflar Genel Müdürlüğü türbe yönetimini Alevi İnanç Birliği Vakfı’na verdi ve Özmen yönetimi devretmek durumunda kaldı.