Alevi Rehberi

History

This entry is not yet available in English. You are viewing the Turkish version.

Dersim 1937-1938

Tunceli Kanunu

25 Aralık 1935’te kabul edilip 2 Ocak 1936’da Resmî Gazete’de yayımlanan 2884 sayılı “Tunceli Vilâyetinin İdaresi Hakkında Kanun”, ilin başına korkomutan (korgeneral) rütbesinde bir “vali ve kumandan” atanmasını ve ona il işlerinde ve il memurları hakkında bakanların yetkilerinin tanınmasını öngörüyordu. Kanun valiye il halkından kişileri ve aileleri il içinde nakletme ve il içinde oturmalarını yasaklama yetkisi veriyor, ildeki ceza mahkemelerinin hükümlerini temyize kapatıyordu. Vilayeti ise aynı gün kabul edilip 4 Ocak 1936’da yayımlanan 2885 sayılı kanun kurdu; Metin Tuncel’in TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi de kuruluş kanununun güvenlik gerekçesiyle bu tarihte kabul edildiğini yazar. 2884 sayılı kanun 1 Ocak 1940’a kadar geçerli olacaktı; 13 Aralık 1944 tarihli TBMM tutanağına göre süresi 1944 sonuna uzatılmıştı ve Meclis bir yıl daha uzattı. Resul Köse bu düzenlemeleri, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın raporuna dayanan “Tunceli ıslahat programı”nın parçası sayar.

1937 ve 1938 harekâtları

Köse’ye göre bazı aşiretler Mart 1937’de hükümete karşı harekete geçti, hükümet 4 Mayıs 1937’de harekâtı onayladı ve harekât 15 Mayıs’ta başladı. Köse, Seyit Rıza’nın 10 Eylül’de teslim olduğunu yazar; Nokta dosyası da 10 Eylül’ü verir, teslim olma ve “barış görüşmesi” için gittiği Erzincan’da ele geçirilme anlatılarını birlikte aktarır. Bianet’in 2024 haberine göre ise 5 Eylül 1937’de Erzincan yolunda tutuklandı. Bianet’in 2017 haberindeki arka plan bilgisine göre Seyit Rıza’nın yanı sıra 58 kişi Elazığ’da kurulan bir mahkemede yargılandı ve sanıklara kendilerini savunma hakkı tanınmadı. İdam tarihi bianet’in 2017 ve 2024 haberlerinde 15 Kasım 1937, Nokta dergisinin bianet’te yeniden yayımlanan 1987 dosyasında 18 Kasım 1937 olarak geçer.

Köse’ye göre 1938 harekâtı 11/12 Haziran gecesi başladı ve 15 Eylül’de bitti; Nokta dosyası bitişi Eylül sonu olarak verir.

Kayıp ve nakil sayıları

Nokta dosyası, Genelkurmay yayınının ölü sayısını en az 4 bin olarak verdiğini aktarır ve sayıların kesin olmadığını belirtir. Başbakan Erdoğan 2011’de jandarma komutanlığının 1939 tarihli bir yazısını okudu; NTV’ye göre 9, bianet’e göre 8 Ağustos tarihli bu yazıda 13.806 kişinin öldürüldüğü belirtiliyordu. Yusuf Arslan aynı sayıyı, Dahiliye Vekili’nin imzasını taşıyan ve 11.818 kişinin batı illerine sürgün edildiği bilgisiyle birlikte veren 2 Kasım 1939 tarihli bir belgeye dayandırır. Köse, hükümet kararlarını toplayarak batıya nakledilenlerin 16.500 kişi olduğunu hesaplar. Bianet’in aktardığı 2020 açıklamasında HDP resmî sayıları 13.160 ölü ve 11.818 sürgün olarak verip yerel kaynakların 70 bin civarında ölüden söz ettiğini belirtir. Bianet’in aktardığına göre Tunceli Barosu eski başkanı Hüseyin Aygün 2009’da 40 ile 70 bin arası bir sayı verdi. Daily Sabah 2015’te 10 binden fazla kişinin öldürüldüğünü yazar.

Resmî açıklamalar ve adlandırma

Hürriyet Daily News’e göre Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Kasım 2011’de bir Meclis araştırma komisyonu önerdi. NTV’ye göre Erdoğan 23 Kasım 2011’de AK Parti il başkanları toplantısında Dersim’i “yakın tarihin en trajik olaylarından” saydı, “Eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ben bu özrü dilerim” dedi ve “bu işin başında CHP zihniyeti var” diyerek sorumluluğu CHP’ye yükledi; bianet özrü “böyle bir literatür varsa” kaydıyla aktarır. Hürriyet Daily News’e göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli özrü “skandal” olarak nitelendirdi ve dönemin yetkililerinin sorumluluklarının gerektirdiğini yaptığını söyledi, BDP’li Selahattin Demirtaş ise samimiyetini sorguladı. TBMM tutanağına göre BDP’nin Dersim’deki “tedip ve tenkil uygulamalarının” araştırılması için verdiği önergeyi aynı gün görüşme önerisi 29 Kasım 2011’de kabul edilmedi; aleyhte konuşan Yılmaz Tunç, araştırmayı Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun yapmasını daha doğru buldu.

Anadolu Ajansı’na (AA) göre 2014’te CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun CHP adına özür dilemesi parti içinde tartışma yarattı; CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, özür dilemesi gerekenin devlet olduğunu söyledi. AA’ya göre Başbakan Ahmet Davutoğlu aynı ay Tunceli’de “Tenkil ve tedip dendiğinde yüreğimize bir sızı düşüyor” dedi ve farklı kanaatlerin tarihî araştırmalara konu edilebileceğini söyledi.

Adlandırma tartışmalıdır. Nokta’ya göre dönemin Bakanlar Kurulu kararlarında “tenkil” kavramı geçer; Köse “isyan” ve “tedip hareketi”, Tuncel “Dersim isyanları” ifadesini kullanır. TBMM tutanağına göre CHP’li Onur Öymen 10 Kasım 2009’da “Dersim isyanı” ifadesini kullanırken Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis “Dersim’de isyan yoktu” diye araya girdi. AA’ya göre Bahçeli 2014’te “Dersim isyanı” ifadesini kullandı; AA’nın 2017 haberi de bu ifadeyi kullanır. Bianet’e göre Aygün ise 2009’da olayı bir “katliam” ve “kırım” olarak nitelendirdi. Daily Sabah 2015’te “Dersim Massacre” ifadesini kullanır. Bianet’in aktardığı açıklamalarda Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM, 2021) ve HDP (2020) “soykırım” ifadesini kullanır. Karatay ve Günderci’ye göre yerel dilde olaylar “Tertele” diye anılır. Bu sitede “Dersim 1937-1938” başlığı kullanılır.

Alevi boyutu ve anma

Arslan’a göre bölge halkının büyük çoğunluğu Alevidir. Bianet’in 2024 haberinde aktarılan İhsan Sabri Çağlayangil anlatımına göre Seyit Rıza’nın son sözleri “Evlâdı Kerbelayıh” diye başlar. AA’ya göre Davutoğlu, 2014’te Muharrem ayında Hacı Bektaş Veli’nin huzurunda Dersim için Kerbela’ya atıf yaptığını söyledi; AA’nın aktardığına göre CHP’li Dilek Akagün Yılmaz, Davutoğlu’nun “modern Kerbela” nitelemesini kabul etmedi. Bianet’e göre 2024 anmasında DEM Parti’li Gülistan Kılıç Koçyiğit de Kerbela’ya gönderme yaptı.

BirGün’e göre 4 Mayıs 2017’de Ankara Dersimliler Derneği’nin, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Demokratik Alevi Derneği’nin de katıldığı basın toplantısında dernek başkanı Ali Ekber Çiçek Alevi inancının yok edilmeye çalışıldığını söyledi; 4 Mayıs’ın resmî anma günü olması, devletin resmen özür dilemesi ve TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulması istendi. Rudaw’a göre 2025’teki 4 Mayıs yürüyüşüne Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri ve PSAKD temsilcileri katıldı; PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe yüzleşme olmadan “adalete, demokrasiye ve barışa” ulaşılamayacağını söyledi.

Tek ve kesin bir anma günü yoktur. Bianet’in 2020 ve 2021 haberleri DAM, CHP ve HDP’nin açıklamalarını 4 Mayıs yıl dönümünde aktarır. İdam yıl dönümü olan 15 Kasım’da da anmalar düzenlenir: AA’ya göre 2017’de CHP Tunceli İl Başkanlığı Seyit Rıza Meydanı’nda anma yaptı; CNN Türk’ün DHA’ya dayanarak aktardığına göre aynı akşam DAM ve Demokratik Alevi Dernekleri Federasyonu Seyit Rıza heykeli önünde anma düzenledi. Bianet’e göre 2024’te Dersim Emek ve Demokrasi Platformu kent merkezinden aynı meydana yürüdü. Benzer bir anma için Sivas Katliamı maddesine bakılabilir.