Alevi Rehberi

Alevi Rehberi

Yol

Alevi ocakları

Uygulamada ocak

Ocak kavramının kökeni ve tarihi ocak sistemi maddesinde ele alınır; bu madde ocakların işleyişine, adlarına ve listelerine odaklanır.

Çelik ve Kırteke, Yaman’a dayanarak Alevi toplumunda hem dede ailelerinin hem de talip ailelerinin bir ocağa dâhil olduğunu yazar. Kurt ve Çal, Ünlü’ye dayanarak dede ocağı ile ona bağlı talip topluluğu arasındaki ilişkinin sürekli olduğunu aktarır. Yaman’a göre bu düzen dedeler için de geçerlidir: Her ocağın bağlı olduğu bir mürşit ocağı vardır ve her ocakzade, o ocağın nezdinde aynı zamanda taliptir.

Görevlere göre ocaklar

Haşim Şahin, TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki maddesinde Yaman’a dayanarak ocakları işlevlerine göre mürşit, pir, rehber ve düşkün ocakları diye ayırır. Şahin’e göre bir ocağın bağlı olduğu ocağa mürşit ocağı, bağlı olan ocağa pir ocağı denir. Âdeta mahkeme işlevi gören ocağa düşkün ocağı denir. Rehber ocakları ise yetkili oldukları bölgelerde yolun kurallarını öğretir. Asıl ocak olmadığı halde bir ocakzade dedenin taliplere hizmet için görevlendirdiklerine dikme ocağı adı verilir.

Bu ilişkinin bir örneğini Ali Bircivan Ocağı’nı inceleyen Kurt ve Çal verir: Yazarlara göre bu ocak pir ocağı konumundadır ve Keçeci Baba Ocağı’nı mürşit ocağı olarak kabul eder. Çelik ve Kırteke, mürşit ve pir basamaklarının bazı yörelerde yer değiştirdiğini de not eder. Yazarların Mehmet Eröz üzerinden aktardığı bir dedenin görüşüne göre dede rehber olmadan da dedelik yapabilir, ancak görgü cemi için rehber, pir ve mürşit üçlüsü gerekir.

Yaman ocakları başka ölçütlere göre de ayırır: Bağımsız ocaklar ile Hacı Bektaş çelebilerine bağlı ocaklar; cem uygulamasındaki farka göre erkânlı ve pençeli ocaklar. Şahin’in Yaman’dan aktardığı sınıflandırmada bunlara, bağımsız ocakların bir kısmının sonradan çelebilere bağlanmasıyla ortaya çıkan dönük ve purut ocak ayrımı da eklenir.

Adlandırma

Yaman’a göre ocaklar genellikle soyundan gelindiğine inanılan tanınmış bir erenin adıyla anılır. Kurt ve Çal da Üçer’e dayanarak ocakların hemen hepsinin kendi evliyası sayılan kişinin adı ya da sıfatıyla adlandırıldığını belirtir. Yaman’ın incelediği icazetnamelerde eski belgeler aileleri “Kara Baba Sultan evladı” gibi “evlat” ifadesiyle anar; “Eraslan ocağı” gibi “ocağı” ekli kullanım daha yeni tarihli belgelerde görülür. Yaman, bölge ya da alt gruplara göre “Tahtacı ocakları”, “Dersim ocakları” gibi toplu adlandırmaların da kullanıldığını yazar.

Aynı ocak farklı kaynaklarda farklı yazılır. Örneğin Ağuiçen, Ağu İçen ve Ağuçan; Dede Garkın ve Dede Gargın; Sarı Saltuk ve Sarı Saltık biçimleri kullanılır.

Ocak listeleri

Kurt ve Çal, ocakların merkezi bir yapısının olmamasını Anadolu’da çok sayıda ocak bulunmasının nedeni olarak gösterir. Yayımlanan listeler de farklı sayılar verir:

  • Şahin, Anadolu’da yaygın olarak bilinen ocakları bir toplam vermeden sıralar; listesinde 29 ad yer alır. Aralarında Şücâüddin Baba, Hıdır Abdal, Kızıldeli (Seyyid Ali Sultan), Sarı Saltuk, Pîr Sultan, Kul Himmet ve Ağuiçen vardır.
  • İlyas Üzüm, TDV’deki Kızılbaş maddesinde günümüze ulaşan otuz kadar ocak adı için Nejat Birdoğan’a gönderme yapar. Üzüm’e göre bu ocakların bir kısmı Hacı Bektaş Veli ocağıyla bağlantılıdır, bir kısmı ise bu ocağı tanımadan kendi iç düzeniyle işler.
  • Çelik ve Kırteke’nin aktardığı Ali Yaman listesi 36 ocaktan oluşur.
  • Aynı yazarların aktardığı Hüseyin Bal listesi, Cem Vakfı arşivine dayanır ve 116 ad içerir.

Çelik ve Kırteke, Birdoğan ve Yaman’a dayanarak ocakların aslında on iki olduğu ve diğerlerinin nüfus arttıkça sonradan kurulduğu yönünde bir rivayet de aktarır. Yaman’a göre on iki sayısı ocakzadeler arasında yaygın kabul görür, ancak farklı bölgelerde görüştüğü ocak mensuplarının her biri başka on iki ad saymıştır. Yaman, alan araştırmaları ve kaynak taramalarıyla yaklaşık 300 ocak adına ulaştığını ve her bölgenin kendi çevresindeki ocakları bildiğini de belirtir.

Bu farklı sayılar ve yazarların açıklamaları, bütün ocakları kapsayan ve ortak kabul gören tek bir listenin bulunmadığına işaret eder. Yaman da konunun aydınlatılması için alan araştırmalarına ve dede ailelerindeki şecere ve belgelerin toplanmasına ihtiyaç olduğunu yazar. Ocaklar arasındaki uygulama farkları için ocak sistemi maddesine bakılabilir.