Alevi Rehberi

Alevi Rehberi

İbadet

Alevilikte namaz, oruç ve hac

Genel çerçeve

Alevi geleneklerinde namaz, oruç ve hac konusunda tek bir uygulama bulunmaz. Cenksu Üçer ile Sena Çinici, beş vakit namaz konusunda ocaktan ocağa ve bölgeden bölgeye farklı kabuller olduğunu belirtir ve tek tek kişilerin tutumundan bütün gelenek için sonuç çıkarılmaması gerektiğini savunur. İlyas Üzüm, TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki “Kızılbaş” maddesinde Buyruk’ta şeriat kapısının makamlarından birinin ibadet olduğunu ve başlıca ibadetlerin namaz, oruç ve zekât olarak sayıldığını aktarır. Üzüm’e göre Kızılbaş topluluklarda şeriat kapısı ilk basamak kabul edilir ve mensuplar kendilerini ikinci kapıdan başlamış sayar. Üzüm, Anadolu Kızılbaşları arasında temel İslami ibadetleri yerine getirmeye çalışan sınırlı sayıda kişinin her dönemde bulunduğunu da ekler.

Namaz

Recep Yüner, Yozgat’ın Sorgun ilçesinde 8 köyde 21 kişiyle görüşmüştür. Katılımcıların çoğu namazı dua etmek ve Allah’ı anmak olarak tanımlamış ve namaz kılmadığını söylemiştir. Düzenli kıldığını belirtenler de çıkmıştır. Yüner’in aktardığı görüşlere göre bazı Aleviler Kur’an’daki “salât” sözcüğünü gönülden anma ve yakarış olarak yorumlar. Yüner, başka alan çalışmalarına dayanarak Tokat’ta “halka namazı” ya da “tarikat namazı” denilen bir uygulamadan söz edildiğini, Amasya, Ordu ve Akdağmadeni’nde ise beş vakit kılanlarla kılmayanların birlikte bulunduğunu aktarır. Üçer ve Çinici’ye göre “halka” ya da “halkacık namazı”, cemin başındaki tövbe, rızalık alma, dua ve düvaz imam okumadan oluşan giriş bölümüne verilen addır. Üçer ve Çinici, Özcan Güngör’ün Ankara Beypazarı’ndaki araştırmasına dayanarak katılımcıların yüzde 90’ının namazı Allah’ın emri saydığını aktarır. Aynı araştırmada beş vakit namazı yüzde 23 her zaman, yüzde 21 çoğu zaman, yüzde 38 ara sıra kıldığını söylemiştir. Mehmet Dönmez’in Hatay’daki Arap Alevi inanç önderleriyle yaptığı mülakatlarda ise önderlerin büyük kısmı namazın şekilden çok gönülle ilgili olduğunu vurgulamıştır.

Oruç

Yüner’in araştırmasında Ramazan’da oruç tuttuğunu söyleyenler azınlıktadır. Çoğunluk Muharrem orucu’na önem verdiğini, Hızır orucu ve adak oruçlarını tuttuğunu belirtmiştir. Yüner’in görüştüğü kişilerden kimi Muharrem orucunu on, kimi on iki ya da on beş gün tutar. Bazı katılımcılar Ramazan orucunu isteyenin tutabileceği sevaplı bir oruç olarak görür. Ahmet İshak Demir ile Yaşar Şanlı, Cem Dergisi yazılarında Ramazan orucunun bilinen biçimiyle Alevilerin çoğunluğunca tutulmadığının ileri sürüldüğünü belirtir. Aynı yazarların aktardığına göre Üzüm ise günümüz Alevilerinin önemli bir kesiminin Ramazan orucu tuttuğunu yazmıştır.

Hac

Yüner, Makâlât’ta hacca bâtınî bir yorum getirildiğini ve müminin kalbinin Kâbe’ye benzetildiğini aktarır. Sorgun’daki katılımcılar haccı genel olarak kabul etmiş, ancak asıl ziyaret yeri olarak Hacı Bektaş Veli türbesini göstermiştir. Bazıları “gönül haccı”ndan söz etmiş, bazıları da durumu uygun olanın Kâbe’yi ziyaret edebileceğini söylemiştir. Demir ve Şanlı, Cem Dergisi’nde Mekke’ye gidilerek yapılan haccın Aleviler arasında pek rağbet görmediğinin ileri sürüldüğünü belirtir. Dönmez’in görüştüğü Hatay Arap Alevi önderlerinden biri ise kıbleye dönerek namaz kıldıklarını, oruç tuttuklarını ve hacca gittiklerini, cem ve semahın kendi inançlarında olmadığını, toplumlarında ibadetleri yerine getirenlerin de getirmeyenlerin de olduğunu söylemiştir.

Kurumların ve araştırmacıların yaklaşımları

Demir ve Şanlı’ya göre, bir dönem Cem Vakfı adına yayımlanan Cem Dergisi’ndeki yazılarda bilinen biçimiyle namaz, oruç ve zekâtın Alevilikte bulunmadığı ve cem’in temel ibadet olduğu görüşü öne çıkar. Yazarlar dergide beş vakit kılanların ya da Ramazan’da oruç tutanların eleştirilmediğini ve Alevi camiasında ibadetlerini genel İslami anlayışa göre yapan bir kesimin de bulunduğunu not eder. bianet’in Temmuz 2012 tarihli haberine göre dönemin TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Meclis’te cemevi açılması talebini reddederken Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görüşüne dayanarak Aleviliği İslam içi bir oluşum olarak tanımlamış ve İslam’ın ibadet yerinin cami olduğunu belirtmiştir. Talebi yapan milletvekili Hüseyin Aygün ise Diyanet fetvalarının Alevileri ilgilendirmediğini savunmuş ve Aleviliğin ibadetinin cem, ibadethanesinin cemevi olduğunu söylemiştir. Ekin Karaca’nın bianet haberine göre Alevi Kültür Dernekleri ardından Diyanet’i ve fetvalarını tanımadığını duyuran imza kampanyası başlatmış, kampanya metninde cemevi Alevilerin ibadet yeri olarak tanımlanmıştır. Dernekler genel sekreteri Hüseyin Yıldırım da inancı ancak mensuplarının tanımlayabileceğini söylemiştir. Üçer ve Çinici ise Alevi-Bektaşi yazılı kaynaklarında ve deyişlerde namaza yapılan güçlü vurgulara dikkat çeker.