Alevi Rehberi

Alevi Rehberi

İbadet

Alevi cenaze erkânı

Hakk’a yürümek

Sert ve Yalçın ile Uyanık ve Kala’nın aktardığına göre Alevi geleneğinde ölüm için “Hakk’a yürümek”, “don değiştirmek”, “sır olmak” ya da “kalıbı dinlendirmek” gibi deyimler kullanılır. Sert ve Yalçın, Aktaş’a dayanarak ölüyle ilgili uygulamaların bütününe “Hakk’a Yürüme Erkânı” dendiğini aktarır. Her iki çalışma da uygulamaların bölgeden bölgeye farklılık gösterdiğini belirtir. Aşağıdaki bilgiler belirli bölgelerde yapılmış saha çalışmalarına dayanır.

Yıkama ve kefenleme

Kayseri Develi’deki Koçgiri Alevileri üzerine çalışan Sert ve Yalçın’a göre cenazeyi bir dede ya da bu işi bilen biri yıkar. Yazarlar, İpek’e dayanarak erkekleri dede ya da hocanın, kadınları işin ehli bir bacının yıkadığını, yıkamadan sonra başta musahibi olmak üzere yakınların “hakkını helal et” diyerek cenazeye “helallik suyu” döktüğünü aktarır. Uyanık ve Kala’nın çalıştığı Ardahan Damal’da da yakınlara birer su döktürülür, kadınları kadın görevliler yıkar. Karaoğlan, Kahramanmaraş Pazarcık’ta 1990’lara kadar ölülerin evin avlusunda yıkandığını, erkekleri dedelerin ya da dede naiplerinin yıkadığını, çalışmanın yapıldığı dönemde ise bu işi hocaların üstlendiğini ve her köy mezarlığına bir gasilhane yapıldığını kaydeder. Aynı çalışmaya göre Pazarcık’ta kadınlar için renkli, erkekler için beyaz kefen kullanılır.

Cemevi ve kentteki cenaze hizmetleri

Üçer, derlediği çalışmalara dayanarak cemevlerinin gasilhane ve morgların bulunduğu, cenaze hizmetlerinin yürütüldüğü yerler olduğunu belirtir. Develi’de yıkama artık cemevlerinde yapılır, uzaktaki yakınlar beklenirken cenaze cemevinde ya da morgda tutulur. Uyanık ve Kala da Damal’da morg ve ölü yıkama bölümleriyle cemevinin sürece yeni bir unsur olarak katıldığını yazar. Aynı yazarlara göre dedelik kurumunun yeniden canlanması, cenazelerin camiden değil cemevinden kaldırılmasını gündeme getirmiştir.

Helallik ve cenaze namazı

Damal ve Pazarcık çalışmalarına göre cenaze kaldırılırken cemaatten ölen kişi için helallik, yani rızalık alınır. Uyanık ve Kala’nın Damal’da kaydettiğine göre dede cemaate “Hakkınızı, emeğinizi helal ediyor musunuz?” diye sorar, cemaat “helal ediyoruz” diye karşılık verir. Ölende hakkı olduğunu söyleyen çıkarsa bu hakkı hayattaki musahibi öder. Pazarcık’ta ise namazı kıldıran hoca, namazdan sonra cemaate “Ölüden razı mısınız?” diye sorar. Damal’da dede, düşkün sayılanların cenaze namazında saf tutmamasını ister. Uyanık ve Kala, görüştükleri bazı dedelerin cenaze uygulamalarının Sünni uygulamalara fazla benzediğinden yakındığını da belirtir.

Dardan indirme cemi

Develi, Adıyaman ve Damal’daki çalışmalar, ölen kişi için dardan indirme cemi yapıldığını kaydeder. Rençber bu erkânın büyükşehirlerde eskisi kadar sık yapılmasa da sürdüğünü belirtir. Bu cem Rençber’e göre can aşı erkânı ya da rızalık-helallik erkânı olarak da bilinir, Adıyaman’da ise “hayır yemeği”, “kırk yemeği” ya da “lokma yemeği” diye anılır. Rençber’in Adıyaman’dan aktardığına göre ölenin yakınlarından üç kişi dâra durur, dede cemaate ölende borcu ya da alacağı olan olup olmadığını sorar, varsa borç yakınlarınca ödenir ve cemaat hakkını helal eder. Damal’da ölenin yerine musahibi dâra durur. Uyanık ve Kala, zamanın yöreye göre değiştiğini, Damal’da cemin ölümün kırkıncı gününde yapıldığını belirtir. Sert ve Yalçın ise başka çalışmalara dayanarak törenin defin günü ya da sonraki ikinci, üçüncü, yedinci veya kırkıncı gün gibi farklı günlerde yapılabildiğini aktarır.

Lokma ve yas

Develi ve Damal çalışmalarına göre defnin ardından katılanlara lokma ya da yemek verilir. Damal’da bu yemeğe “can aşı” denir. Develi’de cenaze sahiplerinin yükünü hafifletmek için cemevi önünde para toplandığı kaydedilir. Pazarcık’ta erkeklerin bir hafta ile on gün, kadınların ise kırk gün yas tuttuğu aktarılır. Develi’de yaklaşık on gün yas tutulur, bu sürede köyde eğlence ve düğün yapılmaz. Develi ve Damal çalışmaları, ertelenemeyen bir düğün olursa yaslı aileden rızalık alındığını kaydeder. Develi’de ölümün üzerinden bir yıl geçtikten sonra mezar taşının dikildiği “mezar kaldırma” töreni yapılır, Damal’da da mezar çoğunlukla birinci yıl dönümünde yapılır.