Alevi Rehberi

History

This entry is not yet available in English. You are viewing the Turkish version.

Maraş Katliamı (Aralık 1978)

Ne oldu?

Yalçın ve Akçakaya’ya göre olaylar 19-26 Aralık 1978 arasında yaşandı. Çiçek ve Acungil’e göre 19 Aralık’ta çoğunlukla sağ görüşlülerin bulunduğu Çiçek Sineması’nda bir ses bombası patladı, 20 Aralık’ta çoğunlukla Alevilerin gittiği Akın Kıraathanesi’ne bomba atıldı, 21 Aralık’ta sol görüşlü iki öğretmen öldürüldü, 22 Aralık’taki cenaze töreninde çıkan olaylarda sağ görüşlü kişiler hayatını kaybetti ve 23 Aralık’tan itibaren olaylar kent geneline yayıldı. Yavan ise olayların 22 Aralık’ta başlayıp yeni yılın başına kadar sürdüğünü yazar.

Adlandırma ve kayıp sayısı

Yalçın ve Akçakaya’ya göre “katliam” sözcüğünü daha çok solcular, “olay” sözcüğünü daha çok sağcılar tercih eder. Bianet’in 2021 haberi, dönemin Başbakanı Ecevit’in “Kahramanmaraş Toplumsal Olayları” ifadesini kullandığını aktarır. BirGün’ün 2008 haberine göre MHP Kahramanmaraş Merkez İlçe Başkanı, olayları “katliam” olarak gösteren bir dizi hakkında suç duyurusunda bulundu; Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ise yaşananın adının katliam olduğunu söyledi. Evrensel’in Mezopotamya Ajansı’na dayanarak aktardığına göre TBMM Başkanlığı 2017’de bir HDP milletvekilinin Maraş’ı “katliam” diye anan araştırma önergesini kaba ve yaralayıcı söz gerekçesiyle iade etti. Bu sitede “Maraş Katliamı” adı kullanılmaktadır.

Bandeoğlu, 1981 tarihli bir Milli Güvenlik Konseyi yayınına dayanarak 111 ölü, binden fazla yaralı, 552 yakılan ev ve 289 tahrip edilen işyeri sayılarını verir. Çiçek ve Acungil, Yalçın ve Akçakaya ile bianet de 111 ölüyü verir. Meclis tutanaklarına göre Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel 4 Ocak 1979’da 106 kişinin öldüğünü söyledi; Ecevit’in aynı oturumda verdiği resmi rakamlara göre yıl içindeki siyasal eylemlerde Kahramanmaraş hariç 724, dahil 831 kişi öldü. Bianet’in 2021 haberi resmi sayıyı 120 olarak verir ve tanıkların aktarımına göre sayının 500’ün üzerinde olduğunu ekler. Yavan 101 sayısını verir.

Meclis ve hükümet

Meclis tutanaklarına göre 27 Aralık 1978’de Kayseri Milletvekili Kemal Doğan, hükümetin uyarılara rağmen önlem almadığını söyledi. İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı ise olayları bir cenaze törenine ya da patlamaya bağlamanın “büyük yanılgı” olacağını söyledi.

Demirel ve 45 milletvekili, hükümetin önlem almayarak olaylara sebebiyet verdiği iddiasıyla gensoru verdi. 4 Ocak 1979 oturumunda Ecevit, şiddetin önceki Cephe hükümetleri döneminde yaygınlaştırıldığını savundu ve “bu aşamalardan geçilerek Kahramanmaraş faciasına gelindi” dedi. Gensorunun gündeme alınması 210’a karşı 226 oyla reddedildi. Bandeoğlu’na göre İçişleri Bakanı bir hafta sonra istifa etti. Timeturk’ün Zaman’a dayanarak 2008’de aktardığına göre, yerine atanan Hasan Fehmi Güneş olayları “büyük bir tertip” olarak niteledi ve yeterince aydınlatılmadığı kanısında olduğunu söyledi. TBMM kayıtlarına göre 2008, 2010 ve 2013’te CHP’li milletvekillerinin verdiği, Maraş’ı kapsayan araştırma önergeleri dönem sonunda hükümsüz sayıldı.

Sıkıyönetim ve yargı süreci

Çiçek ve Acungil ile bianet’in aktardığı İnsan Hakları Derneği (İHD) açıklamasına göre 26 Aralık 1978’de Maraş’ın da aralarında bulunduğu 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi. Bianet’in 2021 haberine göre karar 25 Aralık gecesi Bakanlar Kurulu’nda alındı; Bandeoğlu da bir yerde 26, başka bir yerde 25 Aralık tarihini verir.

Bianet’e göre askeri mahkemedeki dava 16 Nisan 1979’da başladı ve 8 Ağustos 1980’de karara bağlandı. Bandeoğlu’nun aktardığı gerekçeli karara göre 804 kişi yargılandı; 29 sanığa ölüm cezası, 7 sanığa müebbet hapis verildi, 379 kişi beraat etti. Bianet de 29 sayısını verir; Yalçın ve Akçakaya ise 22 der. Bandeoğlu ve bianet’e göre karar Yargıtay’ca bozuldu ve ölüm cezaları uygulanmadı. Bianet’e göre davalar 1991’e kadar sürdü ve o yıl çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu nedeniyle Yargıtay aşamasındaki sanıklar serbest kaldı. Anadolu Ajansı’na göre 12 Eylül davasının 2014’te açıklanan gerekçeli kararı da Kahramanmaraş olaylarını darbeye gerekçe gösterilecek olaylar arasında sayar.

Farklı anlatımlar

Bandeoğlu, dönemin İçişleri Bakanı’nın kurdurduğu özel ekibin Gündem dergisinde yayımlanan gizli raporuna PSAKD’nin sitesi üzerinden dayanarak, olayların bazı ülkücü gruplar ve “aşırı dinci” olarak nitelenen gruplarca önceden planlandığı tezinin güçlendiğini aktarır. Çiçek ve Acungil, sağ ve sol çatışmasının Maraş’ta Alevi ve Sünni çatışmasına dönüştürüldüğünü yazar. NTV’nin 2010’da aktardığına göre Sabah yazarı Nazlı Ilıcak olayları, Alevilerin ve ülkücülerin birbirine karşı silahlandığı ve polis ile askerin engellemeye çalıştığı bir çatışma olarak anlattı ve 500’den fazla ölüden söz etti; NTV’deki yazı bu “denk güçler” çerçevesine itiraz eder. Yalçın ve Akçakaya’ya göre 2008 sonrası Meclis tutanaklarında solcu milletvekilleri sorumluluğu çoğunlukla sağcılara, ülkücülere ve güvenlik bürokrasisine yükler; sağcı milletvekilleri ise başlıca “dış güçler”i, ikincil olarak solcuları gösterir. TBMM Genel Kurul kayıtlarına göre MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay 2018’de olayları “katliamlar, iç savaş provaları ve provokasyonlar” ve “milleti birbirine kırdırma gayretleri” olarak niteledi ve “her kesimden” insanın hayatını kaybettiğini vurguladı. 2022’de MHP Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül, olaylara “dış odakların” dahil olduğunu, partisinin önceden bir provokasyon beklentisini dile getirdiğini ve dönemin hükümetinin CHP olduğunu söyleyerek sorumluluğun MHP’ye yüklenmesini “iftira” diye nitelendirdi. Diken’in 2019 haberine göre Erenler Kültür Derneği Başkanı Müslüm İbili ise katliamın “devlet içerisine yerleşmiş karanlık güçlerin ve işbirlikçileri” tarafından yapıldığını söyledi.

Anma

Kaynaklarda tek bir anma günü geçmez. Bianet’in 2014 haberine göre Pir Sultan Abdal Canlar Derneği, Alevilerin her yıl 19 ile 25 Aralık arasında anma yaptığını belirtir. Cumhuriyet’in Doğan Haber Ajansı’na (DHA) dayanarak aktardığına göre 2014’te Kahramanmaraş Valiliği, Alevi Bektaşi Federasyonu’nun (ABF) 21 Aralık mitingi dahil basın açıklaması, yürüyüş ve eylemleri yasakladı. Diken’e göre 2018’de Valilik kamu düzenini gerekçe göstererek il genelinde 12-31 Aralık arasında toplantı ve gösterileri yasakladı; bianet’in aktardığı İHD açıklamasına göre 2020’de salgın gerekçe gösterildi.

Diken’e göre 2019’da ABF, PSAKD ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu temsilcilerinin katıldığı anma Erenler Cemevi’nde yapıldı; bianet’e göre 2021’de yasağa rağmen yüzlerce kişi orada toplandı. Evrensel’e göre 2024 anmasında Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı “Bu devlet katliamlarla yüzleşene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Bianet’e göre İHD bir hakikat komisyonu kurulmasını talep eder. Benzer bir anma için Sivas Katliamı maddesine bakılabilir.