Jours
Cet article n'est pas encore disponible en français. Vous consultez la version turque.
Hızır orucu
Tanım
Hızır orucu, Alevi toplulukların kış aylarının ortasında, darda kalana yetiştiğine inanılan Hızır adına tuttuğu oruçtur. Hızır inancı Alevilikte geniş yer tutar ve bu oruç, onun etrafında oluşmuş bir dizi ritüelin parçasıdır. Oruç çoğu yerde bir Hızır cemi, lokma dağıtımı ve adak kurbanıyla birlikte anılır.
Hızır inancı
Anadolu halk inancında Hızır, sıkışan insanın imdadına yetişen, bereket getiren ve zaman zaman insanları sınayan bir figür olarak bilinir. TDV İslâm Ansiklopedisi, Bektaşilikteki on iki posttan biri olan mihmandarlık postunun Hızır’a ait sayıldığını ve Hızır adının bazen Hz. Ali ile ilişkilendirildiğini belirtir. Alevi topluluklarda Hızır orucu, bu inancın yılın belli bir döneminde toplu olarak yaşandığı bir vesile olarak görülür.
Mayıs başındaki Hıdrellez de Hızır’la ilişkili bir bahar geleneğidir, ancak kış ortasında tutulan Hızır orucundan ayrı bir uygulamadır.
Tarih ve süre
Hızır orucunun tarihi tek ve sabit değildir. Kaynaklarda genellikle ocak ayının son haftalarından şubatın ortasına uzanan bir dönemde tutulduğu belirtilir. Bu dönem bazı yörelerde “Hızır ayı” olarak adlandırılır. Örneğin Varto Alevileri üzerine yapılan bir saha çalışması, bu dönemi ocak ayının son perşembesinden şubatın ikinci perşembesine kadar süren birkaç haftalık bir zaman olarak aktarır.
Gezik ve Emre’nin aktardığına göre oruç çoğu yerde üç gün, genellikle salıdan perşembeye tutulur ve son günün perşembeye denk gelmesine özen gösterilir; perşembeden perşembeye yedi gün tutanlar da vardır. Aynı yörede yaşayan aileler bile orucu farklı haftalarda tutabilir. Bazı anlatımlara göre bunun bir nedeni, ceme katılacak pirlerin her hafta farklı bir bölgeye gitmesidir.
Tarihlerin nasıl belirlendiği de tartışmalıdır. Araştırmacı Erdal Gezik, orucu geleneksel kış takvimindeki “büyük çile” ve “küçük çile” dönemlerine bağlar. Gezik’e göre bazı Alevi kurumlarının takvimlerinde duyurduğu 7-9 ya da 13-15 Şubat gibi tarihler, bölgelerdeki uygulamaya dayanmaz. Lütfi Kaleli ise yazılı bir kurala dayanmayan bu geleneksel pratikte tarihlerin bölgeden bölgeye değişmesini olağan görür.
Uygulamalar
Kaynaklarda sıkça geçen uygulamalar şunlardır:
- Orucun son akşamı, genellikle perşembe akşamı, Hızır cemi yapılması.
- Hızır adına adak kurbanı kesilip paylaşılması. Bazı yörelerde kurban oruçtan sonraki gün kesilir.
- Kavrulup öğütülmüş arpa unuyla yapılan, helvaya benzeyen kavutun pişirilip komşulara dağıtılması.
- Bazı yerlerde “niyaz” ya da “miyaz” denilen lokmanın hazırlanıp dağıtılması.
- Musahip ziyaretleri ve çıra yakma gibi ritüeller.
Bazı yörelerde evlenmemiş gençlerin bu günlerde su içmediği ve rüyalarında kendilerine su veren kişinin gelecekteki eşleri olduğuna inanıldığı anlatılır. Varto üzerine yapılan çalışma, cenaze ve cem dışındaki ritüellerin büyük bölümünü kadınların yaşattığını ve sonraki kuşaklara aktardığını vurgular. Aynı çalışma, İzmir’e göç eden Vartolular arasında bu ritüellerin bir kısmının zayıfladığını gözlemler.
Tarihler
Hızır orucunun tarihleri bölgelere, ocaklara ve kurumlara göre farklılık gösterir ve her yıl ayrıca duyurulur. Bu yıl duyurulan tarihler için Alevi takvimi sayfasına bakabilirsiniz.